7 Aralık 2013 Cumartesi

KORKMA! SEVGİNİN GÜCÜNE İNAN! (2/2)

Korkularımızdan nasıl mı kurtulacağız? Cevabı ünlü Hintli düşünür Osho’nun özel satırlarında saklı;

‘’Kendi karanlığından KORKMA. Hepsi sensin. Dışarıda tehlike yok. Hiç kimse zarar veremez sana. İçindeki karanlığa dönüp de bakabilirsen AYDINLANACAKSIN. Hadi bu kez dön ve bak ona. Yüzleş. O zaman, ne yalnızlıktan, ne ölümden, ne de düşlerinden korkacaksın... ‘’

İşte bu kadar basit aslında. Belki de korktuğumuz kadar bile yoktur korkularımız. Belki de sabun köpüğü gibi yok olup gidecektir hepsi. Ne zaman mı? Bizler aslında korkulacak hiçbir şey olmadığını fark ettiğimizde. Tıpkı çocukken karanlıktan korkmalarımız gibi. Karanlıkta göremediğimiz noktada; canımızı yakacak bir şeylerin varlığı değil midir en çok içimize korkuyu salan. Işık açıldığında bir de bakarız ki 
korkacak bir şey yokmuş. İşte başa çıkamadığımız korkularımız için de aynını yapalım mı? İçimizdeki ışığı yakıp bakalım. Korkacak hiçbir şey olmadığını, çoğunun bizim endişelerimizden kaynaklandığını göreceğiz. Kısacası bilinçli bir şekilde korkaklığımızdan sıyrılacağız. Her ne durum için hissediyorsak artık. Önemli olan bu yüzleşmelerde ruhumuzu nadide bir elmas gibi korumak, dengede kalmayı başarmak. O zaman gelsin huzur, gelsin hayatın en güzel renkleri ve sıcacık sevgi dolu enerjiler. Biliyorum kolay değil. Ama hayatımızın tüm enerjisini alan korkaklığımızı sevginin iyileştirici gücü ile yenebiliriz. Biraz gayret ve bolca inanma olsun  yüreklerimizde; yeter bence.

İşin bir başka gerçeği daha var. Bu soruya tüm iyi niyetimizle cevap verelim mi? Hepimiz canımızdan çok sevdiğimiz çocuklarımızı yetiştirirken bile içlerine korku salmıyor muyuz? Bazen o çok çaresiz kaldığımız noktalarda bilerek yapıyoruz hatta. Bazen de bilmeden, kendi korkularımızdan küçük dilimler kesip yediriyoruz kendi ellerimizle. Ve o korkular bilinçaltına yer etti mi bir daha çıkması yıllar alıyor maalesef.

O halde ne yapacağız? Adımlarımızın önündeki bu devasa seti çekip almanın yolu, korkunun içimizde bizler tarafından yaratıldığını kabul etmek. İşte onu kabul ettiğimiz noktada, Zümrüdü Anka Kuşu bizi kanatlarıyla havalandırmaya hazır. Ah bir inanabilsek. Özgürlüğümüzü, enerjimizin renkli dünyasını bir keşfedebilsek. Dışarda bizleri tehdit edecek olaylardan korkularımızla kurtulamayacağını bir bilsek. Korkarak aslında istemediklerimizi hayatımıza çektiğimizi bir anlasak…

‘’Önce korkarız, sonra da en çok korktuğumuz şey her ne ise, onu yaşamımıza bilinçsizce davet ederiz. Korkunun kendisi, korkulacak şeyi yaratır ve bizim onunla karşılaşabilmemiz için gizlice plan yapar.’’ Bu cümleler İtalyan sosyolog, yazar ve vizyon sahibi bir eğitmen olan Stefano D’Anna ‘ya ait.

Gerçekten de ne zaman aklımıza bir korku düşse, çok kısa zamanda onunla yüzleşiriz öyle değil mi? Ve korkularımız bir mıknatıs gibi çeker diğerlerini. Ruhumuza zarar verir, bizi adeta tutsak eder. Ama ya sevgi öyle mi? Sıcacık sararken içimizi, ruhumuzun en güzel merhemi değil mi sizce de? Paylaştıkça çoğalan, içimizi rengarenk yapan o vazgeçemediğim duygu.

"Düşlerinizi kovmayın, çünkü onlar gidince belki siz kalırsınız ama, artık yaşamıyorsunuz demektir"  diyor Mark Twain. 

O halde korkular yerini sevgiye bıraksın. Hayallerimiz adım adım gerçeğe dönüşsün. Hayatımızı cennet gibi yaşamak varken korkunun o soğuk ve puslu kulvarlarında ne işimiz var ki bizim. Üstelik hayallerimizle yaşıyor içimizdeki çocuk. Hayallerimizle gülüyor, kıkırdıyor mütemadiyen. Ne hayallerimizi ne de içimizdeki çocuğu küstürmemek adına yüreğimizdeki sevgimize sığınalım mı? Belli olmaz, belki  bugün belki de yarın tatlı bir sürprizle çalıverir gönül kapımız.

‘Rüyalar Tesadüfler Hayaller’ kitabının yazarı Avustralyalı Robert Moss’un çok sevdiğim bir cümlesiyle yazımı noktalamak istiyorum.

‘’Ruhun tutkuları mucizeler yaratır.’’

Anlamının derinliğinde kaybolup gitme zamanıdır şimdi. Ruhumuz sevgilerle dopdolu olduğunda ne korkuya ne de başka olumsuz duygulara yer olmaz orada.
KORKMA! SEVGİNİN GÜCÜNE İNAN! RUHUNUN TUTKULARINA SIMSIKI SARIL! HAYATINDA MUCİZELERE YER AÇ! Ben buna inanıyorum, inanmak istiyorum. Zaten yaşamak başlı başına bir mucize değil mi? Ne dersiniz?

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

11.11.2013


2 yorum:

  1. Merhaba,
    Çeşitli açılardan ele aldığınız, birçok düşünürün sözlerinden hareketle işlediğiniz "sevginin, oluşturulan korkuları ortadan kaldıracağı, mutluluk kaynağı olacağı" konulu yazınız övgüye değer.
    İki yazıyı da okudum, bu arada seçtiğiniz fotoğraflar da anlamlı . Tebrik eder başarılarının devamını dilerim.

    YanıtlayınSil
  2. yureginize saglik guzel bir konu olmus:)

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...