Başka doktorların yüzleşmekten kaçındığı, küçük ama önemli bir detayı fark etmiştir artık.
Böylece
ele bulaşan hastalık yapıcı faktörlerin ölüme sebebiyet verebileceğini, bu
nedenle el temizliğinin son derece önemli olduğunu savunur.
Çünkü
ortada kimsenin göremediği bir bulaşma ve bunun kadınlara aktarılması vardır.
İşte
bu yüzden son derece basit bir kural getirmek ister.
Ellerin
dikkatli bir şekilde yıkanması.
Semmelweis,
1847 yılında çalıştığı hastanede kalsiyum hipoklorit içeren antiseptikler
kullanarak el yıkama uygulamasını önerir.
Bu
sayede ölüm oranları önemli ölçüde azalmaya başlar.
Korkulan
lohusalık humması neredeyse ortadan kalkar.
Viyana'daki
bir takım genç doktorlar, bu keşfin önemini fark eder ve ona her türlü yardımı
sağlar.
Gelin görün ki elde edilen veriler; sadece el yıkamanın ölüm oranını %1'in altına düşürdüğünü gösterdiği halde; fikirleri tıp topluluğu tarafından reddedilir.
1849
yılında klinikteki görevinden alınır. Başka kurumlara yaptığı başvuruların
hepsine olumsuz yanıt alınca Viyana'yı terk etmek zorunda kalır.
1850
yılında Pest'e geri döner.
Sonraki
altı yılını Pest'teki St. Rochus Hastanesi'nde doğum bölüm başkanı olarak geçirir.
Aldığı önlemler sayesinde burada da ölüm oranını hızla düşürür.
1855
yılında Pest Üniversitesi'nde kadın doğum profesörü olarak atanır.
Bu
arada evlenir.
Beş
çocuğu olur.
Kendi
özel muayenehanesini açar.
Fikirleri
Macaristan'da kabul gördüğü halde; Viyana ona karşı düşmanca davranmaya devam eder.
Semmelweis,
1861 yılında çalışmalarını derleyerek yayınlar.
Eserini
yurtdışındaki tüm önde gelen kadın doğum uzmanlarına, üniversite profesörlerine
ve tıp derneklerine gönderir.
Ancak
genelde olumsuz tepkiler alır.
Yine
de pes etmez. Pek çoğuna açık mektuplar yazar.
Bu arada ispatlanan tezini saçmalık olarak lanse edenler; bunun durdurulması gerektiğini hararetle savunur.
Net
bir bilimsel açıklama sunulmadığını savunan tıp otoritesi; hasta sağlığı için
ellerin yıkanması önerisini son derece küçük düşürücü bularak meslektaşlarını
küçümser.
Birçok
doktor bu buluşun kendi gururlarına ağır bir darbe olduğunu söylemekten
çekinmez.
Onunla
alay eder.
Hatta
dışlar.
Giderek
artan yoğun tepkiler ve direniş karşısında Semmelweis adeta yıkılır.
Yalnız
kalır ve ruh sağlığı bozulmaya başlar.
1865
yılında sinir krizleri geçirmeye başlar.
Ona
inanmayan doktorlar birleşip bir heyet oluşturur. Ve onu bir akıl hastanesine
kapatırlar.
Gelin
görün ki hastaneye alındıktan sonra adeta dehşeti yaşar.
Gardiyanlar
tarafından feci şekilde dövülür. Bir hücreye kapatılır.
Sağ
elinde dayak sonrası oluşan kangrenden kaynaklanan bir yaradan ötürü; sadece 14
gün sonra; 47 yaşında hayata veda eder.
Aşağılanmış
ve yok sayılmış bir şekilde.
Sadece
el yıkamanın bedelini hayatıyla ödemiştir.
Yapılan
otopside, yaşamı ve meslek hayatı boyunca mücadele ettiği enfeksiyondan öldüğü
ortaya çıkar.
Oysaki sonraki yıllarda; Fransız kimya ve biyoloji bilgini Louis Pasteur tarafından; yaptıkları mikrop teorisi ile doğrulanır.
Geç
de olsa tıp dünyası ismini saygıyla ve onurla anarak, doktorlar arası onursal
fahri başkan ilan eder.
İroniye
bakın ki savunduğu uygulamalar ölümünden sadece birkaç yıl sonra, yaygın bir
şekilde kabul görmeye başlar.
Son
sözler modern antiseptiğin babası olarak kabul gören Joseph Lister’dan gelsin.
"Ona
ve başarılarına büyük bir hayranlıkla bakıyorum ve sonunda hak ettiği saygıyı
görmesinden dolayı çok mutluyum."
Sizce
yukarılardan bir yerden hissetmiş midir?
Yoksa
hala kırgın mıdır?
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
01.02.2026
Kaynaklar:
https://tr.wikipedia.org; BBC Word old history; https://www.britannica.com.














