4 Haziran 2026 Perşembe

KENTUCKY’nin MAVİ İNSANLARI (2/2)

Gelin görün ki Troublesome ve Ball Creeks'in mavi tenli insanları mavi olmaktan mutlu değillerdir.

1960'lı yıllara gelindiğinde Fugate soyundan gelen Rachel ve Patrick Ritchie isimli iki kardeş, görünümlerinden rahatsızlık duyduklarını açıkça dile getirir. Ten renklerinden utandıkları için, kamburlaşıp öne doğru eğilirler. Yani bir anlamda beden dilleriyle ten renklerini gizlemeye çalışırlar.

Ardından görüntülerini iyileştirmek amacıyla yola çıkar ve Kentucky Üniversitesi'nin tıp kliniğinde hematolog olan Madison Cawein'e başvururlar.

Bu dikkat çekici ilginç olay karşısında doktor ve hemşire Ruth Pendergrass, ailenin durumu ve soyları ile ilgili detaylı çalışma yapmayı kabul eder.

Eline geçen tüm tıp literatürünü inceleyen doktor, Kentucky'nin mavi tenli insanlarına benzeyen Alaska yerlilerine ait bir vakaya rastlar.

Orada mavi tenli Alaskalıları tedavi eden araştırmacı, enzim eksikliğine bağlı olarak gelişen methemoglobinemi rahatsızlığından ve bu durumun çekinik özellikler yoluyla aktarılabildiğinden söz eder.

Buradan hareketle mavi tenli Kentuckylilerin, kanlarını detaylı incelediğinde, hemoglobini işlemeye ve kanın çok fazla methemoglobin üretmesini önlemeye yardımcı olan diaphoraz enziminden yoksun olduklarını bulur.

Çoğu insanın kanında yüzde birden az methemoglobin bulunurken, Fugate ailesinin yaklaşık yüzde 10 ila 20 civarında bir methemoglobin seviyesi taşıdığı ortaya çıkar.

Söz konusu fazla mavi methemoglobin, kırmızı hemoglobinin kana oksijen taşıma yeteneğini baskılar ve böylece ten rengi maviye, kanlarının rengi ise çikolata kahverengisine dönüştürür.

Sonunda teşhisi koyan doktor, tedavi için geçmişte başarılı ve güvenli bir şekilde kullanılan bir çözüme odaklanır.

Metilen mavisi kullanacaktır.

Kardeşlere yaptığı enjeksiyon ve akabinde önerdiği hap tedavisi ile başarıya ulaşır.

Metilen mavisi sayesinde vücudun taşıdığı genetik kan hastalığı düzelmeye başlar.

Böylece deride görülen semptomlar hafifler ve ciltlerinin mavi rengi azalır.

Ardından tüm aile fertlerini bu şekilde tedavi eder.

Çalışmalar ve elde edilen bulgular 1964 yılında Amerikan Hekimler Koleji tarafından yayınlanan akademik bir tıp dergisinde yayınlanır.

Aradan yıllar geçer.

Söz konusu geni taşıyanlar, 20. yüzyıla kadar Kuzey Karolina'da  Troublesome Creek ve Ball Creek yakınlarında yaşamaya devam ederler.

Mavi tenli insanların çoktan unutulduğu yıllardır artık.

Ancak tarihler 1975 yılını gösterdiğinde, yeni doğan bir bebekle beraber tüm eski anılar birden gün yüzüne çıkar.

Benjamin Stacy koyu mavi renkli bir ciltle doğunca; doğumu yaptıran doktorlar paniğe ve endişeye kapılır. Hiç vakit kaybetmeden bebeği Kentucky Üniversitesi Tıp Merkezi'ne naklederler.

Oradaki doktorlar da gördükleri vaka karşısında şaşkınlıklarını gizleyemez. Tam iki gün boyunca test etmelerine rağmen net bir sonuca ulaşamazlar.

Tüm bunlar yaşanır ve ailede üzüntü dolu bekleyiş devam ederken, bebeğin büyükannesi araya girer.

Geçmişte Kentucky'de yaşayan mavi tenli insanlardan bahseder.

Yapılan soy ağacı araştırmasında bebek Benjamin’in, Martin Fugate ve Elizabeth Smart'ın soyundan geldiği bulunur.

Ailesinin karakteristik mavi rengini taşıdığı bilinen son torunun yedi yaşından sonra vücudundaki tüm mavilikler kendiliğinden geçer. Sadece üşüdüğünde veya sinirlendiğinde dudaklarının ve parmak uçlarının hala maviye döndüğü de notlardaki yerini alır.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

18.02.2026

Kaynaklar: https://en.wikipedia.org; https://onedio.com; https://www.thecollector.com; https://www.historyextra.com.

 

 

 

 

KENTUCKY’nin MAVİ İNSANLARI (1/2)

Daha önce MAVİ ADAM başlığı ile bir yazım olmuş; orada mavi tene sahip bir Amerikalı adamın hayatından bahsetmiştim. Kullandığı kolloidal gümüş nedeniyle, yüzü ve bedeni tamamen maviye dönüşmüş; yıllarca alay konusu olduktan ve dışlandıktan sonra da yaşamını kaybetmişti.

Oysaki şimdi bambaşka bir aile var karşımızda.

Futage Ailesi.

Mavi Futage’ler.

Namı diğer ‘Kentucky'nin Mavi İnsanları’.

Ailenin üyeleri tamamen mavi renkli.

19. yüzyıldan itibaren Kentucky tepelerinde yaşayan bu aile, aslında hepimizden farklı bir genetik özelliğe sahip.

Tıp otoriterlerinin açıklamasına göre; derilerinin mavi olmasına neden olan methemoglobinemi adı verilen bir kan hastalığı.

Methemoglobinemi, kanda bulunan hemoglobin miktarı ile alakalı bir durum. Hemoglobinin hücrelere oksijen taşıyamaması ve bazı enzimlerin eksilmesi sonunda ortaya çıkıyor.

Peki bu hastalık ailede ilk nasıl başlamış derseniz, tarihte epey bir gerilere gitmemiz gerekiyor.

1820 yılında Martin Fugate ve Elizabeth Smith evlenip; Amerika’nın güney doğu eyaleti olan Kentucky’de Hazard şehri yakınlarına yerleşir.

Tenleri herkes gibi beyazdır.

Çocukları olana kadar da her şey normal seyrinde devam eder.

Çünkü ikisi de çekinik (resesif) methemoglobinemi (met-H) geni taşıyıcısı olduklarından habersizdir.

Ancak çiftin ilk çocukları mavi tenli olarak doğar.

Şaşkınlık ve gizem dolu bu durum, maalesef daha sonra doğan sekiz çocuğun dördünde de görülür.

Kendi içlerinde son derece kapalı olarak yaşadıkları ve nesiller boyu akraba evliliği yaptıkları için; genetik mutasyonlu mavi renkli insanlar sayıca artmaya başlar.

Tıp doktorlarının açıklamasına göre; kandaki methemoglobin miktarı yüzde 10 ile 20 arasındaki seviyelerde kaldığı takdirde başka belirtiler olmaksızın sadece mavi cilde neden olabiliyor.

Bu durum karşısında doğacak çocuklarda da mavi ten, mor dudak ve çikolata renginde kan görülüyor.

Eğer oran yüzde 20'yi aşarsa kalp anormalliklerine ve nöbetlere sebebiyet gösteriyor.

Fugate ailesinin hemen hemen çoğu üyesi uzun ve sağlıklı bir yaşam sürer.

Mavi Fugate'lerin en koyu mavisi olan Luna Stacy'nin 13 çocuğu olduğu ve kendisinin de 77 yaşına kadar yaşadığı kayıtlara işlenir.

( devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

18.02.2026

22 Mayıs 2026 Cuma

MODERN KAFESTEKİ BEŞİZLER (3/3)

Kız kardeşlerden üçü evlenir. Annette'in üç oğlu, Marie'nin iki kızı ve Cécile'in dört oğlu ve bir kızı ve Cécile'in ikiz erkek çocukları olur.

Beşizlerden Emilie rahibeliği seçer ve 1954 yılında geçirdiği bir nöbet sonucu hayatını kaybeder.

Marie ise 1970 yılında kan pıhtısından dolayı yaşama veda eder.

1990 yılında, hayatta kalan üç kız kardeş Annette, Cecile ve Yvonne; çocukluklarında anne ve babaları tarafından sözlü, cinsel ve fiziksel tacize uğradıklarını; hatta yalnız kaldıklarında babalarının istismarını da anlattıkları bir kitap yazar.

Sonunda 1998 yılında Kanada hükümeti özür dileyerek hayatta kalan 3 kız kardeşe; çocukluklarında sirk hayvanı gibi sergilendikleri için; tazminat ödemeyi kabul eder.

Ancak onların amacı para değil, gerçektir.

Bir zamanlar dünya çapında metanet ve neşenin simgesi haline gelseler de yaşadıkları, sözcüklerle ifade edilemeyecek kadar ağır kalmış ve yaşama hakları ellerinden alınmıştı bir kere.

Bir çocuğun kar amacıyla sergilenmesini, mal gibi muamele görmesini, izinsiz pek çok deneyde kullanılmasını kabul edemiyorlardı.

Yvonne, 2001 yılında ve Cécile, 2025 yılında Kanada’nın başkentinde ölür.

Hayatta kalan son kız kardeş Annette ise 2025 yılının son aylarında yaşadığı Alzheimer hastalığının komplikasyonlarından dolayı yaşama veda eder.

Sevgiyle kalın.                                                                                              

Belgin ERYAVUZ

08.02.2026

Kaynaklar: https://hthayat.haberturk.com; https://www.life.com; https://onedio.com; https://www.britannica.com; Washington post old history.

 

 

 

 

 

 

 

 

MODERN KAFESTEKİ BEŞİZLER (2/3)

Tüm çocuklukları aileden izole bir şekilde, "Quintland - Beşiz Diyarı" isimli bir hastanede geçen; gülümsemeye zorlanan, içten içe sevgisiz ve yalnız bırakılan, çocukluklarını yaşayamayan beş kız kardeş.

Beşizlerden Cecile kolay öğrenir ama ilgisini çabuk kaybeder.

Yvonne inisiyatif sahibi lider karakterine sahiptir.

En küçükleri Marie büyümede kız kardeşlerine yetişir ama aralarında en yavaş olanıdır.

Annette müziğe duyarlı ve yeteneklidir.

Solak olan Emilie ise şakacı yapısı ile kardeşlerinin neşesidir.

Burada geçen 9 yıl boyunca, onları yaklaşık 3 milyon kişi ziyaret eder. Özel günlerde çektirdikleri fotoğraflar ise tüm dünyada gazetelere basılır.

Kısacası ilgi ve merak hiç bitmez.

Acıdır ki perde arkasında yaşanan gerçekler ve dram dolu saatler kimsenin umurunda olmaz.

Aradan yıllar geçer.

Tarihler 1943 yılını gösterdiğinde (beşizler 9 yaşındayken)  Dionne çifti, verdiği zorlu velayet mücadelesinin ardından kızlarını geri kazanır. Böylece beşizlerin yaşadıkları modern kafesten ayrılıp ailelerinin evine dönmelerine izin verilir.

Ancak döndüklerinde mutlu olurlar mı dersiniz?

Maalesef hayır.

Ebeveynlerini bir kurtarıcı olarak göremeyen beşizler; annelerini sevgisiz, babalarını ise kontrolcü, hatta zalim olarak görmeye başlar.

Ellerinden alınan hayatları nedeniyle insan olmayı bile öğrenememişlerdir ne yazık ki.

Yıllarca kapalı tutuldukları ve sosyal bağışıklık geliştiremedikleri için; modern kafes dışındaki yaşama alışmakta zorlanırlar. Üstelik kamusal merak objeleri olarak sergilenirken, özel hayatları sefalet, ihanet ve en yakınlarının istismarlarıyla damgalanır.

18 yaşına gelir gelmez ailelerinin evini terk edip, anne-babalarıyla olan iletişimi keserler.

Evet ünlüydüler. Herkes tarafından tanınıyorlardı. Ama özgür değillerdi ve hiçbir zaman olmamışlardı.

İşte bu nedenle sonraki yıllarında adalet için, kendileri için yaratılan sistem için konuşmaya, savaşmaya başlarlar. (devamı 3/3’te)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

08.02.2026

MODERN KAFESTEKİ BEŞİZLER (1/3)

Beş tane pırıl pırıl kız bebek.

Tek batında dünyaya geldiklerinde yaşama şansları hayli düşük olarak beklense de; bebeklikten sağ kurtulan dünyadaki ilk beşiz kızlar onlar.

Bu yönden bakıldığında hayli şanslılar.

Öyle ya beşi bir arada hayata tutunmuş.

Ama ya gerçekler?

Yıl 28 Mayıs 1934.

Yer Kanada – Ontario eyaleti - Corbeil köyü.

Fransız asıllı Kanadalı Oliva ve Elzire Dionne'nin erken doğan beş kız bebeği.

Yvonne, Annette, Cécile, Émilie ve Marie.

Dionne Beşizleri.

Dünyanın mucizesi.

Şanslı başlayan ilk nefeslerinin, sonradan acı bir travmaya dönüşeceği kimin aklına gelirdi ki?

Dionne kardeşlerin doğumunu Dr. Allan Roy Dafoe yaptırır.

İki ay erken doğan bebekler, tek elle tutulabilecek kadar küçüktür.

Toplam ağırlıkları ise sadece 6 kilodur.

Bu nedenle yaşama şansları düşüktür.

Ancak anne sütü bağışları, modern kuvözler ve hemşirelerin yardımıyla hayatta kalmayı başarırlar.

Beşiz olarak dünyaya gelip, yeni doğan evresini sağlıklı bir şekilde atlatan ilk bebek oldukları için de doktorları hayli ün kazanır.

Bu mucize gibi güzel haber kısa sürede herkes tarafından duyulur.

Maddi durumu hayli kötü olan ebeveynleri kısa sürede ikna edilir.

Habere ve ilgiye dikkat kesilen o dönemin Kanada hükümet yetkilileri; bebeklerin özel bakıma ihtiyacı olduğunu, korunmaları gerektiğini öne sürerek beşizleri ailelerinden ayırır. Velayetleri anne babadan alınarak beşizlerin bakımı doktorlara devredilir.

Henüz dört aylık süt bebek iken, devletin koruması altına alınan ve anne ve babalarından uzaklaştırılan beşizler; özel olarak yapılan bir hastaneye yerleştirilir. Doğumu gerçekleştiren Dr. Dafoe, beşizlerin bakıcısı olur.

Zaman geçtikçe artan ilgi nedeniyle, bebekler için özel bir insan hayvanat bahçesi yapılır.

Nasıl mı?

Modern kafes yöntemiyle, tek yönlü bir ekranın ardına yerleştirilirler.

Belirli saatlerde beslenirler. Bilim insanları tarafından pek çok deneysel teste tabi tutulurlar. Tüm yaşamları kameraların önünde milyonlara teşhir edilir.

Zaman zaman hemşireler tarafından bir kreş balkonuna çıkarılır, isimleri bir karta yazılmış halde, aşağıdaki kalabalığa teker teker gösterilirler.

Beşizleri görmek isteyenler, kızların camla çevrili yaşam alanlarında dolaşıp fotoğraf çekme şansını dahi yakalar.

İroniye bakın ki, beşizlerden Cecile, 'anne' demeden önce 'doktor' demeyi öğrenir.

Sevimli yüzleri ile pek çok reklamda kullanılırlar. Dokuz yaşına geldiklerinde, doğdukları yere milyon dolarlık turizm geliri ve hatta sponsorluk sağlamayı başarırlar.

O dönem hükümetinin ve ona yakın iş adamlarının, Dionne kardeşler sayesinde elde ettikleri kar; adeta dudak uçuklatan bir bedel olarak kabul edilir.

Dionne ailesi ise bu paradan herhangi bir pay alamaz. (devamı 2/3’te)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

08.02.2026

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...