Bazen tarih sayfalarını karıştırırken, bazen gerçek bir yaşam öyküsünü okurken, bazen de müzedeki bir tabloya bakarken yaşanmış trajedilere inanmakta zorluk çekiyorum.
İnsanların
empati yoksunu olduğu yıllar o kadar çok ki.
Geçmiş
ve günümüz.
Maalesef
değişen bir şey yok.
Buna
çok özel bir örnek var; geçmişteki düşünce tarzını da yansıtan.
17.
yüzyıl İspanya’sındayız.
Empati
yoksunu yıllardan fazlasıyla etkilenen, acıyla yoğrulmuş küçük bir kız çocuğu
tam karşınızda.
Eugenia
Martínez Vallejo.
Eugenia,
1674 yılında İspanya'nın Burgos şehrine bağlı küçük bir köyde, yoksul bir
ailede doğar.
Annesi,
onu ayin için gittikleri bir kilisede doğurur.
Bebeklikten
itibaren iştahı ile dikkat çeker. Öyle ki henüz bir yaşında geldiğinde
neredeyse 25 kiloya ulaşır.
O
dönemin tıbbi ve estetik standartları, özellikle kadınlarda fazla kiloyu tercih
ediyor olsa da; Eugenia’nın yaşına göre hızla kilo alması hayli ilgi çeker.
Üstelik altı yaşına geldiğinde yaşıtlarından uzun boyu ve 70 kiloluk bedeni ile ilgili haberler tüm Madrid'e yayılır.
Ta
ki saraya kadar.
1680
yılında İspanyol Kralı II. Charles'ın sarayına çağrılır.
Kral,
bu küçücük masum kız çocuğunun görünüşünden fazlasıyla etkilenir.
İşte
Eugenia için acı dolu yıllar da o etkilenme sonrası başlar ne yazık ki.
Kral o dönemin ünlü Barok portre ressamı Juan Carreño de Miranda'ya, kız çocuğunun iki tam vücut portresini yapmasını emreder.
Bir
tanesi resmi kıyafetli olacaktır.
Diğeri
ise ne kadar üzücü ki ç ı p l a k.
O
küçük kız çocuğunun henüz altı yaşında olduğunu hatırlatmama izin verin lütfen.
Peki
ya tabloların başlıkları ne olur dersiniz?
‘Canavar
– Giyinmiş’ ve ‘Canavar – Ç ı p l a k’.
Tablodaki
üzgün, kırgın ve öfkeli bakışlar ne çok şey anlatır aslında anlayana.
Böylece
Eugenia için bambaşka bir yol çizilir; empati yoksunu kişiler tarafından.
Görüntüsü
ile sarayda ve hatta mahkemelerde bir soytarının görevini üstlenmeye mecbur
bırakılır.
Gelin
görün ki madalyonun bir başka yönü daha var.
O
da bu acı dolu yaşama izin veren kral.
Habsburg
Hanedanı'nın İspanya tahtındaki 1661–1700 yıllarındaki son hükümdarı olan II.
Carlos.
Lakabı
‘Büyülenmiş’ olan Kral Carlos, yoğun akraba evlilikleri nedeniyle pek çok ciddi
genetik rahatsızlığa sahiptir.
Bedenindeki
fiziksel ve zihinsel engellere rağmen, gücünü ve parasını kullanmaktan
çekinmez.
Belki
de kendindeki eksiklikleri, başka bedenleri teşhir ederek örtmeye çalışır.
O empati yoksunu dönemlerde; bedenlerinde farklı fiziksel deformitesi olan kişiler için; benzer yazgıların görülmesi son derece sıradan karşılanır.
Pek
çok hükümdar, saraylarında bedensel şekil bozukluğu ve engeli olan kişileri
bulundurur. Üstelik onları saray sosyetesinin eğlencesi olarak kullanmaktan da
çekinmez.
Saraydaki
belli başlı etkinliklerde ve kutlamalarda eğlence amacıyla getirilen ve teşhir
edilen o küçük kız çocuğu büyür.
Kim
bilir nasıl travmalarla?
Ve
henüz 25 yaşındayken acı dolu hayatı biter. Belki de ilk defa huzuru bulur.
Ondan
miras kalan iki portresi günümüzde Madrid'deki Prado Müzesi'nde sergilenmeye
devam ediyor.
Buna
ek olarak 1997 yılında, İspanya'nın kuzeyindeki Avilés şehri için bir heykeli
sipariş edilir.
İspanyol
heykeltraş Amado González Hevia tarafından yapılan bronz heykeli; Carreño
Miranda Caddesi’ne konur.
O
masum kız çocuğunun hayat hikayesinden, çektiği acılardan ve kabus dolu
yıllarından haberli/habersiz olarak; tıpkı tuval üzerine yağlı boya tabloları
gibi heykeli de turistler tarafından ilgiyle izlenmeye devam ediyor.
Yazarken
duygusal anlamda zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bu nedenle son sözleri ve yorumu
sizlere bırakıyorum.
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
26.03.2026
Kaynaklar:
https://en.wikipedia.org; https://www.museodelprado.es.


















