Kitap okumak bana göre dünyanın en güzel keyfi.
Her
defasında hayata farklı gözlerle bakmak, sayfalar arasında kaybolurken
satırlardaki güzelliği keşfetmek muhteşem.
İşte
bunu bilen gerçek kitapseverler, hayatları boyunca pek çok kitap okur.
Gelin
görün ki okudukları kitapların sayısı arttıkça ve yıllara yıllar eklendikçe
bazılarını unutmaya başlar.
Çok
etkilendikleri, tekrar tekrar severek okudukları dışında unutuyor olmamız
aslında normal olsa da üzüldüğümüz de bir gerçek.
İşte
bu konuyla alakalı olarak şimdi paylaşacağım anektod belki de içimize su
serper.
Günlerden
bir gün okumayı çok seven bir öğrenci, hocasına içtenlikle okuduğu çoğu kitabı
unuttuğundan bahseder ve unuttuğu için okumasının ne işe yaradığını sorar.
Hocası
gülümser ve sessizce öğrencisine bakar.
Aradan birkaç gün geçer.
Beraberce
nehrin kenarında oturdukları bir anda, hocası susadığını söyler ve
öğrencisinden su istekte bulunur.
Ancak
bir şartı vardır.
Nehrin
kenarında duran eski bir süzgeçle su taşımasını ister öğrencisinden.
İsteği
duyan öğrenci şaşkındır.
Hocasının
yer yer delinmiş bir süzgeçle su istiyor olmasına bir anlam veremese de, itiraz
edemez.
Süzgeci
yerden alır.
Nehrin
suyunu doldurur, daha ayağa kalkmadan su dökülür.
Defalarca
dener.
Çok
daha hızlı hareket etse de nafile.
Her
denemesi başarısız olur.
Parmakları
ile deliği tıkamaya, elleri ile altından tutmaya çalışır.
Yine
olmaz.
Maalesef
bir damla su bile getiremez hocasına.
Sonunda
umutsuzca geri döner.
Başaramadığı için üzgün olduğunu söyler.
Hocası
ise gülümseyerek, aslında başarısız olmadığını, eskiden kirli ve kararmış
süzgecin sayesinde pırıl pırıl parladığını belirtir.
Hiç
öyle düşünmeyen öğrenci alıcı gözle elindeki süzgece bakar. Gerçekten de o eski
püskü süzgeç tertemiz olmuştur.
O
sırada hocası okumanın böyle bir şey olduğunu, okurken zihnin arındığını,
düşüncelerin aydınlandığını, ruhun yenilendiğini sözlerine ekler.
Paylaştığım
bu kısa anektod sizlerde de aynı etkiyi yarattıysa; beynimizi arındırmak ve
ruhumuzu yenilemek için okumaya devam.
Bu
sayede içten içe dönüşecek ve okuduklarımız sayesinde hayata daha güzel
bakmasını öğreneceğiz.
Sizce
de öyle değil mi?
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
26.09.2025



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder