23 Haziran 2026 Salı

EN PAHALI ZİYAFET


Tarihin gizli saklı dosyaları arasına sıkışmış ilginç bir öykü ve bu öykünün can bulduğu muhteşem bir tablodan söz etmek istiyorum.

Tablodaki detaylara bakıp içinde kaybolduğunuzda öykünün sizi sarıp sarmalaması an meselesi.

Tablonun ismi ‘Kleopatra’nın Ziyafeti’.

Sanatçı İtalyan Giovanni Battista Tiepolo.

Yapım tarihi 1744.

Tuval üzerine yağlı boya ile yapılan ünlü tablonun boyutları 250,3x357 santimetre.

Sergilendiği yer Avustralya-Melbourne’deki Victoria Ulusal Galerisi.

‘Kleopatra’nın Ziyafeti’ tablosu, açık havada ve görkemli bir mimari ortamda, ancak gökyüzünün görülebildiği bir revakta tasvir edilir. Uzmanlar, Doğu'nun baş döndüren zenginliğinin yansıtıldığı tablodaki diğer figürlerin de mevcut sahneyi zenginleştirmek amacıyla kullanıldığını belirtir.

Tabloyu eşsiz bir eser olması dışında ilginç yapan şey ise konusu.

Mısır Kraliçesi VII. Kleopatra'nın, Romalı General Mark Antony ile girdiği bahsi kazanmak için dünyanın en pahalı yemeğini hazırlattığı efsanevi bir olayı anlatır.

Doğa bilimci ve yazar Pliny the Elder’ın “Natural History - Doğa Tarihi” isimli kitabında aktardığına göre, bu bahsi zekası sayesinde Kleopatra kazanır.

Mark Antony’nin ziyafetinden sonra, Kleopatra küpesinde nadir bulunan büyük ve değerli incisini ezer. Yemek sırasında kendisine sunulan bir fincan sirkenin içinde inciyi eritir. İnci çözüldükten sonra içtiği şarap kadehine koyar ve içer.

Böylece zenginliğini ve gücünü kanıtlamış olur.

Masadaki üçüncü kişi ise kazananın kim olduğuna karar veren Roma senatörü Lucius Munatius Plancus’dur.

İnci dünyasının bu en renkli öyküsüne; ünlü inci uzmanı yazar Fred Ward,un, incilerin dünyasını anlattığı rehber niteliğindeki eseri ‘Pearls – İnciler’ kitabında da rastlanır.

Kitapta, Kraliçenin Antony'yi ve temsil ettiği Roma İmparatorluğu'nu Mısır'ın zenginliğiyle nasıl etkilediğini görürüz. İşte düzenlenen yemek ve finaldeki muhteşem incili girişim de adeta bunun kanıtı olur.

Kadehteki incili şarabı içen Kraliçeyi şaşkınlık içinde izleyen Antony bahsi kaybettiğini kabul eder.

Çünkü bir bahis için feda edilen incinin tutarı, dünyanın ilk mücevher bilimcisi olarak anılan Pliny’nin açıklamalarına göre dudak uçuklatacak değerdedir.

Tarih sayfalarında mücevherlere ve lükse düşkünlüğü ile tanınan Kleopatra’nın tüm değerli eşyaları arasında en değer verdiği parçalarda hep incilerin yer aldığı yazılır. Hatta tarihte bilinen en büyük iki incinin ikisinin de Kleopatra'ya ait olduğu söylenir.

Venedikli ressam Giovanni Battista Tiepolo, sanatında eski çağ tarihini ve efsaneleri görkemli bir şekilde tuvaline aktarırken hayal gücünü de konuşturur. Işık ve gölgenin yarattığı güçlü tezatlıkları ve klasik bir yaklaşıma dayalı stili ile tartışmasız 18.yy’ın en iyi ressamı olarak kabul edilir.

‘Kleopatra’nın Ziyafeti’ tablosu; ressamın bu konudaki üç büyük tablosundan ilki olarak sanatseverlere ulaşır.

Tablo 1764 yılında Rus Çariçesi Büyük Katerina (Catherine the Great) tarafından satın alınır ve St. Petersburg’daki Ermitaj Müzesinin koleksiyonuna eklenir.

Ardından bir İngiliz sanat tüccarının eline geçer.

Daha sonra 1933 yılında Avustralya’daki Victoria Ulusal Galerisine satılır.

Günümüzde hala bu galeride sergilenen ve tarihin en pahalı ziyafetini anlatan tablo, sanatseverlerin yoğun ilgisini ve hayranlığını çekmeye devam ediyor.

 

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

10.03.2026

Kaynaklar: https://www.getdailyart.com; https://en.wikipedia.org; https://www.grantsjewelry.com.

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...