3 Mart 2016 Perşembe

BEYNİMİZİN SAĞ YARIM KÜRESİne ALKIŞ (2/3)

Araştırmaları sırasında normal insanlarla, akıl hastalarının beyinleri arasındaki biyolojik farkların neler olduğunu çözmeye çalışmış öncelikle. Kendi deyimiyle beynin mikro devre haritalarını çıkarmış. Yaşantısına anlam katan bu çalışmaları; kendi hastalığı ile yüzleştiğinde ise bambaşka bir seyir almış.

Şimdi gelin bu önemli bilim kadınının ilk bulgusuna göz atalım.  Bu konu ile ilgili daha önce ben de bir yazımda değinmiştim. Ama şimdi artılar var üzerine ekleyeceğimiz.

Beynimizin her iki yarısı farklı amaçlarla çalışıyor. Her ikisi de aldıkları bilgiyi farklı işliyor. Farklı biçimde düşünüyor. Üstelik farklı şeyleri önemsiyor.

Peki birbirleriyle nasıl haberleşiyorlar? Yaklaşık üç yüz milyon sinir lifinin kurduğu bir köprü yardımıyla.

Sağ küremiz resimlerle düşünüyor. Bedenimizin hareketlerini algılayan yanımız. Bizim enerji varlığımızı oluşturuyor. Bir anlamda BİZi tamamlamaya çalışıyor.

Sol küremiz doğrusal ve yöntemsel düşünüyor. Üstelik olmadık ayrıntıların peşinde. Andaki o ayrıntıları alıyor. Geçmiştekilerle karşılaştırıp başlıyor bizimle konuşmaya, talimatlar vermeye. Böylece geleceğimize uzanıyor. Haliyle bizi şimdiki zamandan uzaklaştırıyor. Üstelik sağ kürenin aksine; ilk sözü hep BEN olarak çıkıyor.

Sonuçta tek bir beynimiz olduğu halde; her iki yarı da tamamen farklı kişilik özelliklerine sahip. Belki de beynimizin içindeki o bitmeyen karmaşanın sebebi tamamen bundan kaynaklı. Öyle değil mi?

Bir yanımız BEN; diğer yanımız BİZ diyor. Bir yanımız ANda kal derken, diğer yanımız gelecek endişelerine gömülüyor. Geçmişte yaşadıklarına hayıflanıyor.

Peki bizler ne yapıyoruz? Hangisine sözümüzü geçirebiliyorsak onu susturuyor, diğerini destekliyoruz; farkında bile olmadan. Ama itiraf edelim ki en çok BEN diyoruz. Önce BEN. BİZ olmak nedense zorumuza gidiyor. Dolayısıyla andaki güzellikleri es geçiyor, huzurdan uzaklaşıyoruz.

Oysa huzurun o dingin, masmavi kumsalında olmak eksiklerimizi tamamlayacak. Bakışlarımıza sihirli bir pırıltı katacak. Tıpkı aşık olduğumuz zamanlardaki gibi yine aşkla bakacağız yaşamın tüm anlarına.

Nasıl mı? (devamı 3/3’ de)

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

14.01.2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...