4 Mart 2014 Salı

Z–POINT TEKNİĞİNİ SEVDİM ( 2 / 2 )

Z-Point tekniğini uygularken kendimizin belirleyeceği, basit kelimeler seçiliyor. Anlamlı olması da şart değil. İstediğimiz herhangi bir kelime. Yapacağımız şey bilinçaltımıza talimat vermek. Kendimize ya da başkalarına karşı yaptığımız eleştirme, kin, nefret, hayal kırıklığı, suçlama, yargılama, kıskançlık, utanç gibi güçlü duygular açığa çıktığında; bu basit kelimeleri tekrarlamak. Tekrar ettikçe kayıtları silmek ve özgürlüğe adım adım yaklaşmak. Sevgi ve aşkla bakıp, gönül gözünü devreye sokmak.

‘’Yaşama duyduğunuz sevgi, en yüce umudunuza beslediğiniz sevgi olsun. Ve sizin en yüce umudunuz, yaşamın en yüce düşüncesi olsun.’’ der Friedrich Nietzsche.

İşte bizler de bunu başaranlardan olalım diyorum ben de. Hayat kocaman bir okul. Öğrenmenin sonu yok. Daha kaliteli bir yaşam için, daha naif yaklaşımları kendimize çekmek için çabalamak gerekiyor. Elimizden geldiğince, sabırla.

Z-Point  tekniğinde üç aşama var. Birinci adımda bilinçaltını temizleyen programı ele alıyoruz. İkinci adımda bu programı çalıştıracak basit kelimeyi seçiyoruz. Üçüncü ve son adımda ise kendimizde olumsuz etki yaratan duygu ve düşünceleri buluyoruz. Hayalimizde yarattığımız serbest bırakma çemberi içinde, kullandığımız temizleme cümleleri ile hepsini serbest bırakıyoruz.

Burada önemli olan bizi üzen travmatik duygu ve düşünceleri hatırlamamız. Basit kelimeyi tekrarladıkça silindiğine inanmamız. Nasıl, ne şekilde olduğuna kafa yormadan. Çünkü uzmanlar uygulamanın kendiliğinden olacağını, işe yaraması için farkına varmamızın gerekli olmadığını belirtiyor.

Fakat tüm bunlara başlamadan önce bir ön hazırlık yapmamız gerekli. Hayatımızdaki olumsuzlukları fark etmek ve bir liste yapmak belki de. Sonrasında da bu tekniği adım adım uygulamak.

İsterseniz birinci adımdaki temizleme programı nedir ona bakalım. Bu bir metin. Araştırma yaparken karşıma çıkan metinler vardı. Ben de kendimce yorumladım. Herkes duygu ve düşünce yapısına, iç sesine göre, kendi metnini yazıp seslenebilir diye düşünüyorum.

"Sevgili bilinçaltım, şu andan itibaren bir temizlik çalışması başlatıyorum. Her çalışmamda doğru ve faydalı olabilmek için de kalbimdeki en güçlü niyetlerle seni  programlıyorum. Hayatın koşturmacası içindeyken; karşılaştığım olaylar, insanlar ve geçmiş anılarım ruhumu kötü hissettirdiğinde; seçtiğim anahtar kelimemi tekrar ediyorum. Senden istediğim ben bu tekrarları yaparken, olumsuzluklarımı naif bir şekilde, beni yormadan, tüm bağlantılarıyla beraber tek tek silmen.  Ve bir daha geri gelmemelerini sağlaman. Çünkü bunlardan kurtulmayı, özgür ve hafif olmayı istiyorum. Kendime güveniyorum. Beraberce başaracağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Teşekkür ederim.’’

Buna benzer bir metni sadece bir kez okumamızın yeterli olduğunu belirtiyor uzmanlar. Diğer veriler gibi bilinçaltımız tarafından saklanacak çünkü. Şimdi sıra seçtiğimiz kelimeyi tekrarlamaya geldi. Ve yaptığımız her tekrarla kayıttaki olumsuzluklarımızın birisinin silindiğine, hafiflediğimize inanıyoruz. Ancak başarılı olmak adına, anahtar kelimenin mümkün olduğunca sık tekrar edilmesi önemli.

Uzmanlar sessiz bir ortamda yüksek sesle bu uygulamanın yapılabileceğini, yanlış yapma gibi bir korkunun gereksiz olduğu söylüyor. İlk denemede başarılı olamazsak, yine yeniden istediğimiz kadar tekrar yapabiliyoruz.  

Z-Point tekniği pratik olduğu kadar, bizi huzura davet eden bir yöntem. Her durum ve koşulda; bizleri rahatsız eden duygu ve inançları temizleyerek bizleri hafifletiyor. Ruhumuzda yarattığı olumlu değişikliklerle hayata daha farklı bakmamızın yollarını aralıyor. Olumsuz tüm duygu ve düşüncelerimizi tek tek tarayarak, onları olumlu olanlarla değiştirmeye çalışmak kadar uzun ve yorucu değil. Farklı ve basit bir metot. Hafiflemek, içindeki şımarık çocukla özgürlüğe yelken açmak isteyenler için ideal.

Son sözler olarak şunu belirtmeliyim ki… her yeni kavram, her güzel metot araştırma ve denemelerle ortaya çıkıyor. Okumak, araştırmak, aklımıza yattığı, mantığımızla ters düşmediği noktalarda hayatımıza alıp uygulamak bizim elimizde. Ancak tüm bunların tek bir gayesi var. O da hayatın HER ANININ es geçilmeyecek kadar GÜZEL ve ANLAMLI olduğunu FARK edebilmemizi sağlamak. Yolu ne olursa olsun farkındaysak eğer, şükretmenin gücünden güç alabiliyorsak ne mutlu bizlere. Sevgi ve aşk ile bakan gözlerimiz, tebessüm dolu yüzlerimiz ve paylaştığımız değerlerimizle içimizdeki güneş hep sımsıcak kalacak. Ben buna inanıyorum.

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

22.01.2014



2 yorum:

  1. iyiki varsınız sizi seviyorum

    YanıtlayınSil
  2. 9 aydır eşimle küsüz aynı evde yaşıyoruz ben onunla barışmak istiyorum ayrılık boşanma felan yok ama belli olan tam bir nedenin olmaması için yapabilirmiyim

    Örneğin
    "Sevgili bilinçaltım  şimdi; bu ve bundan sonraki her temizlik çalışmasında mümkün olan en iyi sonuç ve faydalara ulaşmak için seni çok güçlü bir niyetle programlıyorum.

    Belirli insanlar  durumlar  olaylar ve hatıraları düşündüğümde  bunların bana kötü hissettirdiği duyguyu  ben kuyruk kelimemi sürekli tekrar ederken  sen nazik bir şekilde ve kolayca  tümüyle temizleyecek ve sileceksin. Çalıştığım konuyla bağlantılı olarak hissettiğim tüm duyguları ve bundan kaynaklı olarak ortaya çıkan bütün olumsuz duygusal kalıpları  bunların bendeki tüm uzantılarıyla birlikte temizleyecek ve yok edeceksin. Bu temizliği çok kolay ve nazik bir şekilde yapacaksın  ayrıca temizlenen bu kalıpların bir daha asla geri gelmemesini de garanti edeceksin."

    Dedim diyelim eşimle olan kısmı nerde söylicem

    "anahtar sözcüğüm artık "ya allah" şeçtim diyelim bunu anlımıza geldikçe söylesek olurmu 

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...