11 Mart 2026 Çarşamba

ÇOK KISA, ÇOK ÇARPICI (1/2)

Yazarken ve duyguları ifade ederken uzun cümleler kurası geliyor insanın. Sanki uzun cümleler kurarsak düşüncelerimizi daha iyi ifade edebilirmişiz gibi.

Ancak bilinen bir gerçek var ki uzun yazılar pek okunmuyor.

Sade, net ve kısa anlatımlar çok daha revaçta.

Peki kısa cümlelerden oluşan bir hikaye yazılabilir mi?

Evet.

Aslında bunun bir tekniği de var.

Amerikalı ünlü yazar Ernest Hemingway tarafından ortaya atılan bu yazma tekniğine ‘Buzdağı teorisi veya eksiklik teorisi’ deniyor.

Tam bir kısa öykü yazarı olarak bilinen yazar; bir öykünün en derin anlamının yüzeyde belirgin olmamasına ve dolaylı olarak ortaya çıkması gerektiğine inanır.

Böylece yazılarında altta yatan temaları açıkça tartışmadan yüzeysel unsurlara odaklanır.

Hal böyle olunca uzun ve ağdalı yazmayı seven edebiyatçılarla arasındaki çekişme hiç bitmez.

Rivayet ve söylentiler de.

İsterseniz önce söylentilerden en yaygın ve bilinenini ele alalım. Sonra da ortaya atılan karşı görüşlere yer verelim.

Günlerden bir gün Ernest Hemingway edebiyatçı arkadaşları ile öğle yemeği yemek üzere bir restoranda buluşur.

Yemek süresince devam eden sohbet sırasında, Hemingway'den haz etmeyen bir yazar arkadaşı onun yeteneğini sorgulamak ister.

Hemingway, yeteneğinin hayal dahi edilemeyeceğini savununca da; iki yazar arasında restoranda başlayan çekişme ve inat dolu konuşma adeta bir bahis yarışına dönüşür.

Orada bulunan herkesi etkileyecek kısa öykünün yazılmasını tebessümle karşılayan Hemingway, sadece altı sözcüğün kendisine yeteceğini söylerken, arkadaşlarından küçük bir ricada bulunur.

Orada bulunan edebiyatçılar ortaya 10 dolar koyacağını; kendisi haklı çıktığı takdirde toplanan paranın tümünü alacağını; eğer beğenilecek kısa öyküyü yazamazsa aynı miktarı arkadaşlarına ödeyeceğini belirtir.

Oradaki herkes bu isteği ve bahisi kabul eder. Tek tek istenen miktarı masaya bırakır.

Sıra Hemingway ve onun kısa öyküsündedir.

Onları bekletmek istemeyen usta yazar, eline aldığı bir peçeteye altı sözcükten oluşan öyküsünü yazar.

Arkadaşlarına uzatır.

Toplantıdaki her edebiyatçının etkilendiği ve ünlü yazarın becerisini alkışladığı kısa öykü şöyledir.

"For sale: baby shoes, never worn – Satılık: bebek patikleri, hiç giyilmedi''.

Arkadaşları sessizce yazara hakkını verirken; o tarihten itibaren bu satırlar dünyanın ‘en kısa ve en çarpıcı öyküsü’ olarak anılmaya başlanır. (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

30.12.2025

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...