Yazarken ve duyguları ifade ederken uzun cümleler kurası geliyor insanın. Sanki uzun cümleler kurarsak düşüncelerimizi daha iyi ifade edebilirmişiz gibi.
Ancak
bilinen bir gerçek var ki uzun yazılar pek okunmuyor.
Sade,
net ve kısa anlatımlar çok daha revaçta.
Peki
kısa cümlelerden oluşan bir hikaye yazılabilir mi?
Evet.
Aslında
bunun bir tekniği de var.
Amerikalı
ünlü yazar Ernest Hemingway tarafından ortaya atılan bu yazma tekniğine ‘Buzdağı
teorisi veya eksiklik teorisi’ deniyor.
Tam
bir kısa öykü yazarı olarak bilinen yazar; bir öykünün en derin anlamının
yüzeyde belirgin olmamasına ve dolaylı olarak ortaya çıkması gerektiğine inanır.
Böylece yazılarında altta yatan temaları açıkça tartışmadan yüzeysel unsurlara odaklanır.
Hal
böyle olunca uzun ve ağdalı yazmayı seven edebiyatçılarla arasındaki çekişme
hiç bitmez.
Rivayet
ve söylentiler de.
İsterseniz
önce söylentilerden en yaygın ve bilinenini ele alalım. Sonra da ortaya atılan
karşı görüşlere yer verelim.
Günlerden
bir gün Ernest Hemingway edebiyatçı arkadaşları ile öğle yemeği yemek üzere bir
restoranda buluşur.
Yemek süresince devam eden sohbet sırasında, Hemingway'den haz etmeyen bir yazar arkadaşı onun yeteneğini sorgulamak ister.
Hemingway,
yeteneğinin hayal dahi edilemeyeceğini savununca da; iki yazar arasında restoranda
başlayan çekişme ve inat dolu konuşma adeta bir bahis yarışına dönüşür.
Orada
bulunan herkesi etkileyecek kısa öykünün yazılmasını tebessümle karşılayan Hemingway,
sadece altı sözcüğün kendisine yeteceğini söylerken, arkadaşlarından küçük bir
ricada bulunur.
Orada
bulunan edebiyatçılar ortaya 10 dolar koyacağını; kendisi haklı çıktığı takdirde
toplanan paranın tümünü alacağını; eğer beğenilecek kısa öyküyü yazamazsa aynı
miktarı arkadaşlarına ödeyeceğini belirtir.
Oradaki
herkes bu isteği ve bahisi kabul eder. Tek tek istenen miktarı masaya bırakır.
Sıra
Hemingway ve onun kısa öyküsündedir.
Arkadaşlarına
uzatır.
Toplantıdaki
her edebiyatçının etkilendiği ve ünlü yazarın becerisini alkışladığı kısa öykü şöyledir.
"For
sale: baby shoes, never worn – Satılık: bebek patikleri, hiç giyilmedi''.
Arkadaşları
sessizce yazara hakkını verirken; o tarihten itibaren bu satırlar dünyanın ‘en kısa
ve en çarpıcı öyküsü’ olarak anılmaya başlanır. (devamı 2/2’de)
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
30.12.2025




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder