3 Mart 2026 Salı

ŞAH MAT TABLOSU (1/2)


Ünlü tabloları incelemeyi, sanatçısını, yaparken ki duygularını ve çizimin ardındaki derin noktaları öğrenmeyi seviyorum.

İşte buradan hareketle yepyeni bir tablo var karşımızda.

Satranç Oyuncuları (Die Schachspieler).

Bir zamanlar Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen tablo; Alman ressam Friedrich Moritz August Retzsch imzalı.

Dresden doğumlu ressam, özellikle Alman edebiyatçı ve ressam Johann Wolfgang von Goethe'nin Faust'u için yaptığı 26 levha illüstrasyonlar ile beğeni toplar.  Bu sayede diğer ünlü yazarların eserlerini de resimleme şansı kazanır.

Ayrıca klasik konular üzerine yaptığı yağlı boya tabloları ve portreleri ile de dönemin ses getiren ressamları arasına girer.

Profesör Friedrich Moritz Retzsch,Satranç Oyuncuları’ tablosunu 1831 yılında yapar.

Tablo 1999 yılında Christie's müzayedesinde satıldıktan sonra özel bir koleksiyona geçer.

Konusu oldukça çarpıcı olmakla beraber insanı düşündürür.

Hakkındaki efsane de.

Bu tabloda ressamın ünlü yazar Goethe'nin; eski bir Alman masalından uyarlayarak tam 60 yılda yazdığı Faust isimli eseri için yaptığı çizimlerin; etkisinde kaldığı söylenir.

Şöyle ki klasik Alman efsanesine göre bu eserde; büyülü güçler elde etmek ve bilinmeyenleri öğrenmek için ruhunu Mephistopheles ismindeki ş e y t a n a satan gezgin bir hokkabazın öyküsü anlatılır.

Ressam Friedrich Moritz Retzsch de ünlü eserinde; detayına baktığınızda sizi düşündürecek; iki satranç oyuncusunu karşı karşıya getirir.

Oyunculardan biri masumluğun, sakinliğin ve ışığın temsilcisi genç bir adam.

Diğeri ise kendine aşırı güvenen, kibirli duruşu ile etrafa meydan okuyan, karanlık bir adam namı diğer ş e y t a n.

Satranç oyunu adeta iyilikle kötülüğün, karanlıkla ışığın karşılaşmasına dönüşür.

Karanlık tehditvari bir hamle yaparak, ışığı köşeye sıkıştırmaya çalışır. Korkusuzca tavrını belli eder.

Zarafet dolu tavrıyla karşısında duran genç adam ise sessizce ve sabırla onu izler.

Yeri geldiğinde yapılan hamleye korkusuzca yanıt verir. Oyunun içinde var olduğunu, meydanı ona bırakmadığını kararlılıkla ve güzellikle hissettirmeye çalışır. Çünkü oyunda bahis konusu kendi ruhudur.

Ta ki son hamleye kadar.

Son hamleye gelindiğinde çaresizce ve umutsuzca bakışlarını kaçırır.

Aslında bu tasviri biraz da öykü kıvamında yazarken efsane tadında bir gerçekten yola çıkılır. (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

18.12.2025

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...