28 Temmuz 2018 Cumartesi

TAKINTI mı GERÇEK mi? (1/2)


‘’Sadece üç sayı var elimizde. Ve bu üç sihirli sayı ile EVRENİN KİLİDİni açmak mümkün. 3,6 ve 9 rakamlarının ihtişamını ve önemini bilseydiniz evrenin kapılarını açacak bir anahtarınız olurdu.’’ diyor ünlü bilim adamı NİKOLA TESLA.

Sayılara tutku derecesinde bağlı olması maalesef onda bazı takıntılı davranışlar geliştirmiş.

Bir binaya girmeden önce o binanın etrafında tam 3 kez tur atması ya da sadece 3 ile bölünen numaralı odalarda kalmayı tercih etmesi bunlardan bir kaçı.

Sebebi mi?

Uzak yıldızların ve bedenimizdeki kök hücrelerinin dizilimlerinde sayısal ortaklık olduğunu ilk kez bulan kişi kendisi. Ve bu dizilimlerde 3, 6, 9 sayıları yok.

Günümüzde hala bilinmeyen ve kullanılmayan pek çok buluşa imzasını atmış; Edison kadar değerli; bu ilginç bilim insanını tanımaya ne dersiniz?

Sırp kökenli bir Amerikalı Nikola Tesla.

Fizik ve özellikle elektro fizik konularında muhteşem buluşları var. Bu anlamda hepimizin hayatını kolaylaştırdığını söylemek yanlış olmaz. Ancak bu çok önemli bilim insanı hakkında bildiklerimiz kadar, bilmediğimiz pek çok gizem de var.

İnançlarına bağlı papaz bir baba ile okuma yazması olmayan, ancak ufak tefek ev aletlerini tasarlayacak kadar zeki bir annenin, beş evladından bir tanesi kendisi.

1856 yılının sıcak bir Temmuz günü dünyaya gelmiş.

Henüz çok küçükken mesleğini seçmiş. Mühendis olmayı kafasına koymuş. 
Annesinin desteği ve beynindeki o ihtişamlı pırıltılarla seçtiği yolda hızla ilerlemiş.
İlk eğitimini aldığı Graz’daki Politeknik okulunu ve özellikle fizikle matematik derslerini çok sevmiş. Ancak 12 yaşında abisini kaybetmesi ve bazı kişisel sorunları nedeniyle; üçüncü sınıfta okulu bırakmak zorunda kalmış.

Ardından ailesini terk edip bir oto mühendislik firmasında çalışmaya başlamış. Sonraki yıllarda babasının isteği ile başladığı Prag Charles Ferdinand Üniversitesi‘ni onun kaybı sonunda yarım bırakmış.

Kısacası eğitim hayatı hep çalkantılı ve yarım yamalak geçmiş.

1882 yılında Paris‘e yerleşmiş. Thomas Edison‘un fikirlerini yaymak için kurulan Continental Edison firmasında işe başlamış.

Mucit olarak ilk ciddi çalışmalarını yaptığı yer burası olmuş.

İlk buluşu olan regüle edici kontrol cihazlarını başka keşifler izlemiş. Kendini geliştirmeye ve dünyaya sesini duyurmaya yabancı dilden başlamış. Anadili olan Sırpça ve Almancanın yanında; İngilizce, Fransızca ve İtalyancayı öğrenmiş.

İki yıl sonra Amerika’ya gittiğinde Edison ile tanışmış.

Çalışmaları ve sunumları ile dünyanın ilgisini çekmeyi başarmış. Gelin görün ki Edison’un hep bir adım arkasında kalmış.

Yine de azmini, sabrını, zekasını ustalıkla kullanmasının sonuçları bugün bile alkışlanmaya değer buluşların yolunu açmış.

Çocukluk hayali olan ilk hidroelektrik santrali denemelerini Niagara şelalesinde yapmış. Doğru akıma karşı başlattığı alternatif akım projesi ile Edison’u bile alt etmiş.

Doğaya olan hayranlığının ve eski felsefelere olan düşkünlüğünün buluşlarındaki payı ise gerçekten büyük olmuş. Yenilenebilir enerji yaratmak en büyük tutkusu olarak hep belleğinde kalmış.

İlk kablosuz elektriği üretmesinin yanında; günümüzde işimizi hayli kolaylaştıran ilk kablosuz elektrik iletimi yine onun sayesinde bulunmuş. Kendi ismini taşıyan türbini sayesinde elektriğe adeta hükmettiğini tüm dünyaya kanıtlamış. (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

15.05.2018


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...