3 Şubat 2026 Salı

İÇSEL TINILARIN ACISI (1/3)

Estetiği, doğayı, matematiği görmenin belki de en güzel yolu müzik. Renk, cins, dil ayırımı yapmaksızın dünya insanlarını kalplerinden,  birbirine bağlayan yegane kuvvet.

Bu nedenle duygularını, acılarını, kederlerini, sevinçlerini ilmik ilmik dokuyup kulaklarımızı mest eden müzisyenler çok kıymetli.

İşte bunlardan bir tanesi onur konuğumuz olsun mu?

Johann Sebastian Bach.

Alman barok müzik bestecisi ve orgcu.

Müziğin matematikçisi.

Müzik tarihinde en çok eser veren besteci.

Şanslıdır; çünkü dededen toruna her bireyin birbirine müzikle bağlandığı muhteşem bir aileden gelir.

Kendisi de eserlerinin estetik güzelliği ve manevi derinliği nedeniyle her dönemde anılan ve saygı duyulan bir sanatçı olarak tarihe mal olur.

Peki ya özel yaşamı, hissettikleri, kalbinde kopan fırtınalar?

65 yıllık yaşamına 1.200'e yakın beste sığdırmayı başaran bestecinin ezgilerinde hep bir acı hissedilir.

Neden mi?

Çünkü hayatındaki acılar henüz çocuk yaşlarında başlar.

Bach dokuz yaşındayken annesini, on yaşındayken ilk klavsen ve keman derslerini aldığı babasını kaybeder. Bu nedenle orgcu abisi Johan Christoph Bach tarafından büyütülür.

15 yaşına geldiğinde büyülü sesi sayesinde St. Michael Okulu’na soprano olarak girer. Büyük bestecilerin ve saray müzisyenlerinin eserlerine olan ilgisi onun müzik gelişimine katkı sağlarken; aynı zamanda tarih, coğrafya, fizik gibi alanlarda da kendini geliştirir.

1703 yılında Latin Okulunu bitirir ve Armstad'ta org çalmaya başlar.

Ardından Saksonya dükünün orkestrasında kemancılıkla ilk görevine başlar. Daha sonra kilise orgçuluğuna geçer.

1707 yılında dayısından kalan mirasla maddi açıdan rahatlayınca; ikinci dereceden kuzeni Maria Barbara Bach ile evlenir.

Bu evlilikten 7 çocuğu olur.

1714 yılında saray orkestrasının birinci kemancılığına atanır.

Hayran olduğu besteciler uğruna pek çok ülke gezer. Gittiği her yerde, her türlü gösterişten uzak kalarak, ne kadar alçak gönüllü bir insan olduğunu herkese kanıtlar.

1717 yılında Prens Leopold’un sarayında müzik direktörlüğü görevine getirilir. Bu dönemde pek çok orkestra ve oda müziği eseri (Brandenburg Konçertoları dahil olmak üzere) besteler.

Çok beğendiği ve tanışmak istediği Georg Friedrich Händel ile defalarca girişimde bulunmasına rağmen, bir türlü yolları kesişmez.

Johan Sebastian Bach'ın önce küçük kızını, sonra iki oğlunu ve ardından 1720 yılında eşini kaybetmesi hayatına acı dolu derin izler bırakır.

Belki de bu nedenle yaşadığı yer olan Köthen'de kalmak istemez.

Yine de çektiği tüm acılara rağmen çalışmaya ve üretmeye devam eder. (devamı 2/3’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

07.09.2025

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...