Estetiği, doğayı, matematiği görmenin belki de en güzel yolu müzik. Renk, cins, dil ayırımı yapmaksızın dünya insanlarını kalplerinden, birbirine bağlayan yegane kuvvet.
Bu
nedenle duygularını, acılarını, kederlerini, sevinçlerini ilmik ilmik dokuyup
kulaklarımızı mest eden müzisyenler çok kıymetli.
İşte
bunlardan bir tanesi onur konuğumuz olsun mu?
Johann
Sebastian Bach.
Alman
barok müzik bestecisi ve orgcu.
Müziğin
matematikçisi.
Müzik
tarihinde en çok eser veren besteci.
Şanslıdır;
çünkü dededen toruna her bireyin birbirine müzikle bağlandığı muhteşem bir
aileden gelir.
Kendisi de eserlerinin estetik güzelliği ve manevi derinliği nedeniyle her dönemde anılan ve saygı duyulan bir sanatçı olarak tarihe mal olur.
Peki
ya özel yaşamı, hissettikleri, kalbinde kopan fırtınalar?
65
yıllık yaşamına 1.200'e yakın beste sığdırmayı başaran bestecinin ezgilerinde
hep bir acı hissedilir.
Neden
mi?
Çünkü
hayatındaki acılar henüz çocuk yaşlarında başlar.
Bach
dokuz yaşındayken annesini, on yaşındayken ilk klavsen ve keman derslerini
aldığı babasını kaybeder. Bu nedenle orgcu abisi Johan Christoph Bach
tarafından büyütülür.
15
yaşına geldiğinde büyülü sesi sayesinde St. Michael Okulu’na soprano olarak
girer. Büyük bestecilerin ve saray müzisyenlerinin eserlerine olan ilgisi onun müzik
gelişimine katkı sağlarken; aynı zamanda tarih, coğrafya, fizik gibi alanlarda
da kendini geliştirir.
1703
yılında Latin Okulunu bitirir ve Armstad'ta org çalmaya başlar.
Ardından
Saksonya dükünün orkestrasında kemancılıkla ilk görevine başlar. Daha sonra
kilise orgçuluğuna geçer.
1707
yılında dayısından kalan mirasla maddi açıdan rahatlayınca; ikinci dereceden
kuzeni Maria Barbara Bach ile evlenir.
Bu
evlilikten 7 çocuğu olur.
1714
yılında saray orkestrasının birinci kemancılığına atanır.
Hayran olduğu besteciler uğruna pek çok ülke gezer. Gittiği her yerde, her türlü gösterişten uzak kalarak, ne kadar alçak gönüllü bir insan olduğunu herkese kanıtlar.
1717
yılında Prens Leopold’un sarayında müzik direktörlüğü görevine getirilir. Bu
dönemde pek çok orkestra ve oda müziği eseri (Brandenburg Konçertoları dahil
olmak üzere) besteler.
Çok
beğendiği ve tanışmak istediği Georg Friedrich Händel ile defalarca girişimde
bulunmasına rağmen, bir türlü yolları kesişmez.
Johan
Sebastian Bach'ın önce küçük kızını, sonra iki oğlunu ve ardından 1720 yılında
eşini kaybetmesi hayatına acı dolu derin izler bırakır.
Belki
de bu nedenle yaşadığı yer olan Köthen'de kalmak istemez.
Yine
de çektiği tüm acılara rağmen çalışmaya ve üretmeye devam eder. (devamı 2/3’de)
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
07.09.2025



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder