
Bazen
bir arada uyumla vals yapıyor. Bazen de hızlı tempoda öyle bir dönüyorlar ki;
onları izlememiz mümkün olmuyor.
Tam
da böyle anlarda duygularımızla düşüncelerimiz birbirine karışıyor.
Hatta
onları dile getirirken zorlanıyoruz. Yine de pek kafa yormuyoruz. Çünkü aralarındaki
o minicik detayın farkında değiliz.
Duygularımız
için tek bir sözcük yeterli aslında.

Bu
detaydan hareketle; duygu ve düşüncelerimizin nasıl farkında olacağız dersiniz?
Kendimize
sorular sormamızı öneriyor uzmanlar.
Verdiğimiz
yanıtlar; o hızlı danstaki uyumu yakalamamıza vesile olurken; duygu ve düşüncelerimiz
bizim farkındalığımızda kalacak.
Sorular
yeni sorulara kapı açarken; bu soruların yardımıyla kendimizi, hayatımızı ve
çevremizdeki her şeyi değiştirme gücünü belki de içimizde hissedebiliriz.

Bu
nedenle onları olumsuz yakaladığımız anlarda yapmamız gerekenler var. Zaman
içinde uzmanların önerdiği değişik yolları paylaşıyorum. Şimdi paylaşacaklarım
ise sizi biraz şaşırtabilir. Çünkü bu sefer biraz ezber bozan bir yol var önümüzde.
Bu
yeni tarife can veren kişi; dünyada en çok satan yazarlardan Gary Douglas.
Olumlu
düşünceye ve ondan fayda sağlamayı amaç haline getirenlere biraz şüpheyle
bakıyor kendisi. Çünkü her zaman değil; ancak çok nadir anlarda bu yöntemin
başarılı olacağını savunuyor. Çoğu zaman o kişilerin çaresizliğin çelik
kanatları arasında sıkışıp kaldığını belirtiyor.

Yani
kişiler pozitif düşünmeyi hayatlarının odağına taşıyıp, karşılaşacakları tüm
zorluklar için yegane çözüm olarak görünce; işler sarpa sarıyor. Beklentiler
istenilen doğrultuda olmayınca; hayal kırıklığına bir de özgüven eksikliği
ekleniyor. Bir anlamda kişiler yetersiz olduklarını düşünerek kendilerini
suçluyor.
İşte
Gary Douglas bunu önlemek adına dört pratik yöntemli bir sistem geliştirmiş.
Bizi
kendimiz için doğru olanı bulmaya yüreklendiren bir sistem.
İçinde
bolca soru olması da bu yüzden.
Tüm
sorular ve vereceğimiz cevaplar, bizi net değerlerimize daha bir
yakınlaştıracak. Kendimizi tanıdıkça sevmemiz kolaylaşacak. Bu yöntemin en güzel
yanı, hızlı geri dönüşler almamıza da fırsat tanıması. (devamı 2/2’de)
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
24.02.2017
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder