13 Ocak 2022 Perşembe

KALBE DOKUNAN BİR ÖYKÜ (2/2)

Bu gerçek yaşam öyküsünün geçtiği yıllarda herkes fiziki anlamda güzel olmasa da aşkı yaşayıp yaşatabilen bir adamla, o aşka karşılık veren dünyalar güzeli kızın yaşamına gıpta etmiştir mutlaka.

Sizler gibi ben de sadece masallarda olacak kadar özel olan bu aşk hikayesine bayıldım.

Son derece zeki bir adam olan büyükbaba Moses’in aklına ve cesaretine hayran olurken, eşinin ruhundaki gerçek güzelliği fark eden o kızı gülümseyerek alkışladım.

Şimdi gelelim ilk bölümün sonunda sorduğum soruya.

Yanıtı ne yazık ki hayır.                                                           

Özel hayatı sırlarla dolu olan ve yayımlanmayı bekleyen yüzlerce esere sahip ünlü bestecinin aşk hayatı çalkantılar içinde geçer.

Mendelssohn diğer bestecilerden farklı olarak refahın yüksek olduğu bir ailede oldukça rahat bir yaşam sürer.

Gelin görün ki imrenilecek bu hayata karşın 38 yaşında yaşamına veda edecek kadar mutsuzdur.

Geride henüz duyulmayan besteleri ile beraber yaşamı hakkında da pek çok sır bırakır.

Çocukluk ve gençlik yıllarındaki mutluluğunun kalıcı olmadığı, özellikle son yıllarında aşk acısı nedeniyle intihar ettiği iddiasının hala gücünü koruduğunu gösteriyor bazı kaynaklar.

Zorlukların yıldıramadığı, fiziki görünümünü zekası ve aklı sayesinde yenen büyükbabanın aşk dolu mutlu yaşamının torununda devam edemediği ortada.

Peki neden?

Gelin bu sır perdesini beraberce aralamaya çalışalım.

Mendelssohn’un hayatı; dışarıdan bakıldığında eşi ve çocukları ile mutlu  görünse de; ‘İsveç Bülbülü’ lakaplı  opera sanatçısı Jenny Lind ile karşılaştığında tam bir kaosa döner.

Sopranoya duyduğu aşkın karşılığı olsa da, şartlar bir araya gelmelerini neredeyse imkansız kılar.

Son çare olarak ölümünden hemen önce aşık olduğu kadına bir mektup yazar.

Konuyla yakından ilgili kaynakların açıklamasına göre; Mendelssohn mektubunda bir yandan aşkın gücünü anlatırken öte yandan her şeyi arkalarında bırakıp birlikte Amerika’ya gitmeyi teklif ettiği; kabul etmezse de intihar edeceği notları yer alır. Soprano Lind’in ise aşık olsa da besteciye ve ailesine duyduğu saygı nedeniyle kabul etmediği belirtilir.

İşin gerçeği ise Mendelssohn bu mektuptan birkaç ay sonra yaşamına veda etmesi.

Tüm bunları Jenny Lind’in daha sonra eşi olan besteci Otto Goldschmidt’ten öğreniyoruz.

Piyano konçertoları ile tanınan besteci, şef ve piyanist Otto Goldschmidt, evlendikten sonra yeminli bir mektup yazar.

Gizemli mektubu 1896 yılında Mendelssohn Burs Vakfı’na teslim eder.

Tam bir yüz yıl boyunca açılmamasını talep eder.

Çok sevdiği eşini ve Mendelssohn’un itibarını zedeleyeceği endişesiyle söz konusu mektubu imha ederken, tüm gerçekleri yeminli bir beyanla bu mektupta yazdığını belirtir.

Aradan yüz yıl geçer.

Tarih sayfaları 1996 yılını gösterip mektubun açılma zamanı geldiğinde ne mi olur dersiniz?

Baskılara rağmen gizemli mektup açılmaz.

Bugün hala kapalı olarak Londra Kraliyet Müzik Akademisi tarafından koruma altında tutulmakta.

Nedeni ise kimse tarafından bilinmiyor.

Gün gelip mektup açılır mı bilinmez, ama sevgi ve aşkın insana neler yaptırdığı farklı bakış açıları ile düşünmeye değer.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

01.12.2021

Kaynaklar:  https://delphipages.live; https://www.pressturk.com; http://sosyolojisi.com; http://www.radikal.com.tr.

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...