13 Ocak 2022 Perşembe

KALBE DOKUNAN BİR ÖYKÜ (1/2)

Alman barok müzik bestecisi Johann Sebastian Bach’ı yeniden yaşama döndüren kişi olarak tanınan; dahi çocuk unvanlı Alman müzisyen, besteci Jacob Ludwig Felix Mendelssohn’u hepimiz tanıyoruz.

Bu ünlü bestecinin büyükbabasıyla büyükannesinin evlilik öyküsünü bilenlerimiz ise pek az diye düşünüyorum.

Hadi gelin 18. yüzyıla Almanya taraflarına gidip yaşamlarına tanıklık edelim.

Yoksul bir yazmanın oğlu olarak dünyaya gelen büyükbaba Moses Mendelssohn, Alman Yahudi filozofu ve eleştirmeni aynı zamanda.

Bir edebiyat yarışmasında Prusya Sanat Akademisi ödülünü kazanmış, gerek düşünceleri gerekse eserleri ile adından söz ettirmiş bir yazar.

Ailesinin yoksulluğu, geçirdiği hastalıkların bedeninde bıraktığı kalıcı hasarların yanında, düzenli eğitim şansı olmadığı halde; olağanüstü düşünme yeteneği, zekası ve çalışkanlığı sayesinde başarmış tüm bunları. 

Bu kadar değerli özelliği yanında önemsiz olsa da fiziksel görünümü pek dikkat çekici değilmiş. Kısa boyu ve sırtındaki garip kamburu nedeniyle özellikle kadınları ürkütürmüş.

Günlerden bir gün Hamburg da yaşayan bir işadamını ziyareti sırasında hayatının aşkına rastlar.

Karşılık göremeyeceğini bildiği halde bu iş adamının Frumtje ismindeki güzel kızına aşık olur.

Güzel genç kız ise onun görüntüsünden adeta ürker. Yanına bile yaklaşmaktan çekinir.

Her şeyin farkında olan Moses, evdeki ziyaretinin sonuna yaklaştığında kapıdan çıkmadan önce kızla bir kez olsun konuşmak ister. Kızın odasının bulunduğu üst kata çıkar. Tüm cesaretiyle kapısını tıklatır. Aldığı davetle içeriye girdiğinde gördüğü olağanüstü güzellik karşısında heyecanlansa da cesaretini toplar ve konuşmaya başlar.

Bu sırada kızın kendisine hiç bakmadığını, hatta başını yerden kaldırmadığını fark eder.

Bu duruma çok üzülmüş olsa da konuşmasını tamamlar. Son olarak evliliğin kutsallığına inanıp inanmadığını sorar, tüm nezaketiyle.

Aldığı ‘evet’ yanıtına gülümserken, birdenbire kendisi de aynı soruyla karşılaşır. 

Hiç düşünmeden ‘elbette’ yanıtını verir ve sözlerine devam eder.

Geçmiş bir inanışa göre; erkek çocukların dünyaya gelmeden önce hayatlarını birleştireceği eşlerin Tanrı tarafından seçildiğini söyler.

Tıpkı inanıştaki gibi kendisi doğarken de evleneceği kızın belirlendiğini ve eşinin kambur olacağının kulağına fısıldandığını anlatır. Ardından da Tanrı’dan özel bir istekte bulunduğunu; eşine vereceği kamburluğu kendisinin severek taşıyabileceğini belirttiğini ekler sözlerine. Eşinin güzel bir kadın olmasını dilediğini de.

Çünkü Moses’e göre fiziksel şekil bozukluğu kadınlar için çok daha fazla yaralayıcıdır.

Bu sözlerden hayli etkilenen genç kız, ilk defa başını yerden kaldırıp Moses’in gözlerinin içine bakar.

Elini uzatıp tutar ve içtenlikle eşi olabileceğini söyler.

Böylece öykümüzün kahramanı cesur Moses ile dünyalar güzeli eşi Frumtjet evlenip mutlu bir yaşama adım atarlar.


Ve sevgi dolu, aşk dolu bu özel ailenin yıllar süren mutluluğu çocuklar ve torunlarla taçlanır.

İşte onlardan bir tanesi de dünyanın hayranlık duyduğu ünlü besteci Mendelssohn olur.

Peki melodilerle adeta dans eden besteci kendi yaşamında büyükbabası kadar şanslı ve mutlu mudur dersiniz? (yanıtı ve devamı2/2’ de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

01.12.2021

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...