25 Mart 2025 Salı

BEYNİ ÇALINAN DAHİ (2/3)

Albert Einstein, İtalya'ya geldiğinde bir yandan müze ve sanat galerilerini gezerken, bir yandan da Zürih’te gitmek istediği okula kabul edilebilmek için ders çalışmaya başlar.

Bu arada Almanya'nın sıkı disiplininden ve askerlik zorunluluğundan kaçmak için Alman vatandaşlığından çıkıp, İsviçre vatandaşlığına geçmek istediğini söyler ailesine.

Babası tereddüt etse de isteğini onaylar. 1896 yılında Alman vatandaşlığından çıkar.

Ancak 1901 yılına kadar İsviçre vatandaşlığını alamadığı için tam beş yıl boyunca vatansız kalır.

Bu arada Zürih Teknik Üniversitesi’ne girmek için sınav zamanı gelir. Matematik ve fizikte çok üstün dereceler aldığı halde diğer bölümlerde başarısız olur. Azimlidir. Yılmaz. Okul yöneticisinin tavsiyesi üzerine; bir lise diploması alabilmek için başka bir liseye başlar.

Öğrencilerin bağımsız düşünmesini teşvik eden yeni okulunu çok sever ve 1896 yılında yüksek notlarla mezun olur.

Yaşı altı ay küçük olmasına rağmen 19 yaşında Zürih Teknik Üniversitesi’ne girmeyi başarır.

Tercihini fizikten yana kullanır. Çok değerli profesörlerden dersler alır.

Arkadaşları ile bilim ve felsefe tartışmayı çok severken;  titizlikle tuttuğu ders notları sayesinde sınavlarını başarıyla geçer.

Beraber fizik çalıştığı, kitaplar incelediği okul arkadaşı Mileva Marić ile üniversitenin son senesinde evlenmeye karar verir.

Üniversite yıllarında kendince yetersiz bulduğu bazı derslerdeki saygısız tavırlarının cezasını;  üniversiteden fizik diploması ile mezun olduktan sonra yaşar. Okulda kalmak istediği halde kızdırdığı profesörler nedeniyle istediği pozisyonlara olumlu yanıt alamaz.

Albert Einstein mezuniyetinden iki yıl sonra müstakbel eşi Mileva’nın hamile olduğunu; ailesi evlilik öncesi bebeği istemediği için; Mileva’nın kendi ailesinin yanında doğum yaptığını öğrenir. Ancak kayıtlarda Lieserl isimli kız çocuğunun hayatı hakkında bilgiye rastlanmaz.

Böylece geçen sıkıntılı iki yılın ardından Bern’deki bir patent ofisinde, asistan müfettiş olarak iş bulur.

Elektromanyetik cihazlar için yapılan patent başvurularını incelerken, kendini hayli geliştirir.

1903 yılında üniversite arkadaşı Mileva ile evlenir. İki oğulları olur.

1909 yılında patent ofisindeki işinden ayrılır ve sonunda Zürih Üniversitesi'e kuramsal fizik profesörü olarak atanır.

1905 yılı Albert Einstein'ın hayatının en özel ve verimli yılı olarak tarihe geçer.

‘Annus mirabillis - Mucizevi yıl’ denen bu bir yıl içinde; Annalen der Physik (Fizik Yıllıkları) dergisinde yayımlanan dört makalesi ile modern fizik dünyasında adeta devrim yaratır.

Tarihler 1908 yılına geldiğinde dünyaca tanınan büyük bir bilim insanı olarak Bern Üniversitesine öğretim üyesi olarak atanır. Daha sonra Zürih Üniversitesinde fizik doçentliğine başlar.

Üç yıl sonra Prag Üniversitesi’nde profesörlük unvanı alır.

1914 yılında Almanya'ya geri döner. Kaiser Willhelm Fizik Enstitüsü'nde yönetici, Berlin Humboldt Üniversitesinde profesör olur.

1916 yılında ise Alman Fizik Derneği’nin başkanlığına yükselir.

Bu arada evliliğindeki huzursuzluk artar ve farklı bir boyut kazanır.

Almanya’da teyzesinin kızı Elsa ile gönül ilişkisine girerken eşine kabul etmesi zor şartlar ileri sürer.

Bu duruma daha fazla dayanamayan eşi Mileva çocukları alarak  İsviçre’ye döner. Ruhsal anlamda çöküntü içindedir. Çok zor da olsa 1919 yılında nihayet boşanırlar.

Albert Einstein sadece birkaç ay sonra yeni aşkı ile evlenir. İkinci evliliğinde çiftin çocukları olmaz. Ama ikinci eşi Elsa’nın önceki evliliğinden doğan Ilse ve Margot isimli kız çocuklarını kendi çocuklarından ayırmaz. Evlilikleri ölene dek sürse de Elsa’ya olan ilgisini de kaybeder ve bilimin yanında birçok aşk macerası yaşamaktan geri durmaz.

Bu arada kendi oğullarına ne olur dersiniz?

Annesi gibi şizofreni tedavisi gören küçük oğlu Eduard, İsviçre’de bir bakım evinde hayatını geçirir.

Einstein bilimsel çalışmalarına devam ederken; çocuklarını yetiştirmek için akademik kariyerine son veren; eski eşi Mileva felç olur. Sonra da yaşamını yitirir.

Büyük oğlu Hans Albert, annesi ile babasının okuduğu üniversiteden mezun olur. Amerika’da profesörlük yapar tıpkı babası gibi.

Fizik dünyasındaki ünü giderek artan Albert Einstein 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülür.

1925 yılında da Royal Society tarafından verilen en büyük bilim ödülünü alır. (devamı 3/3’te)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

17.10.2024

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...