16 Ekim 2026 Cuma

ZEKANIN EN ALIMLI HALİ (2/2)

Sadece kendi hayatını yaşamak isteyen Lou Andreas Salomé’nin özgür düşünceli duruşu, o dönemler için oldukça aykırı kabul edilir. Kim bilir belki de pek çok kişi tarafından yanlış anlaşılması bu yüzdendir.

Evliliği hiç düşünmediği halde; 1887 yılında İran dilleri ve kültürleri üzerine uzmanlaşmış Alman dilbilimci Friedrich Carl Andreas ile evlenmek zorunda kalır.

Neden mi?

Çünkü teklifinin reddedilmesi durumunda, kendini öldürmekle tehdit eder Carl Friedrich Andreas.

Son derece zor durumda kalan Salomé, istemediği evliliğini Carl ölünceye kadar devam eder.

Daha sonraki yıllarda Rilke ile tanışır. Onu da alımlı zekası ile etkilemeyi başarır.

Modern Alman edebiyatının ve dünya şiirinin en önemli isimlerinden biri kabul edilen Avusturyalı Rainer Maria Rilke; yoğun duygu dünyasıyla tanınan bir yazardır. Onun da hayatında önemli bir rol oynar.

Hatta Salomé sayesinde Rusça öğrenen Rilke, bu sayede Rus yazarlar Tolstoy (ki onunla şahsen tanışır) ve Pushkin’i anadillerinde okuyabilme zevkine erişir.

Salomé, katıldığı edebi sohbetlerde duruşu, alımlılığı yanında felsefik yaklaşımları ile herkesin ilgisini çekmeye devam eder.

1911 yılında Viyana’daki psikanalistlerin çevresine girer. Onlarla yaptığı psikolojik sohbetlerle fikirleri daha da beslenir.

Böylesi bir sohbet ortamında bu sefer de ünlü düşünür Freud ile tanışır. Kısa sürede Freud’un öğrencisi ve yakın dostu olur.

Modern psikolojinin kurucusu olan Avusturyalı nörolog ve psikiyatrist Sigmund Freud ile aralarında pek çok derin sohbet gerçekleşir.

O dönemde Viyana Psikanaliz Cemiyeti’ne kabul edilen tek kadın olur.

Hayatının her devresinde karşısına çıkan fırsatları çok iyi değerlendiren, bulunduğu ortamlardaki felsefik düşüncelere ve tartışmalara bizzat katılan Salomé; sorgulayan zekası sayesinde her geçen yıl bilgisine bilgi katar.

Seyahat etmeyi, yeni insanlarla tanışmayı çok seven yapısı da buna olanak tanır elbette.

Birikimlerini öykü ve deneme yazılarında toplarken, psikoloji  konusunda da oldukça uzmanlaşır.

Din, felsefe ve kültürel alanda yaptığı edebî çalışmalarıyla dünya çapında tanınırken; on dokuz romanı yanında pek çok felsefik ve psikolojik makaleye ve denemeye imza atar.

Belki de onu en iyi tanımlayan kişi bir zamanlar yollarının kesiştiği, öğretmeni ve yakın dostu Sigmund Freud olur.

İnsani zaafların hiç birinin onda bulunmamasını ve yaşamı boyunca bunları aşmış bir kadın olarak varlık göstermesini takdir eden Freud’un; Salomé için tanımı sadece üç kelimedir.

‘’Korkunç bir zekâ’’.

Dolu dolu hayatına zaman zaman nükseden kişisel zaafları çizikler atsa da, hayat yolculuğu boyunca yaşamın anlamını arayan ruhlardan birisiydi karşımızdaki kadın.

5 Şubat 1937 yılında Almanya da hayata veda ederken; aradıklarını  bulup bulmadığı hep bir soru işareti olarak kalsa da  birçok kişiye ilham verdiğini unutmak haksızlık olur.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

23.06.2026

Kaynaklar: https://tr.wikipedia.org; https://www.iskultur.com.tr; https://bulten.mmoizmir.org.

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...