10 Haziran 2020 Çarşamba

DİNLEMENİN ZARAFETİ



‘’Bir insan dinleyişi ile karşısındakini yeniden var eder.’’

Ne kadar asil bir cümle öyle değil mi?

Sahibi hepimizin makalelerini ve seminerlerini severek takip ettiğimiz bir iletişim psikolojisi uzmanı Doğan Cüceloğlu.

Sadece dinleyerek karşımızdakine bir şeyler katabileceğimizi öyle güzel anlatmış ki bu tek cümlesi ile.

Bunu başarmak için yaşamın içindeki gizli güzelliklerin farkına varmak  gerekiyor elbette. Farkına vardıkça daha yapıcı olduğumuzu gözlemleyeceğiz zaten. Sonrasında da gündelik hayatımıza, ilişkilerimize ve hatta eleştirilerimize estetiği ve zarafeti davet etmenin bir yolunu bulacağız.

Yaşamın renklerini derinden hissedersek, etrafımızda bize göz kırpan gizli güzelliklerin farkına varmak o kadar da zor değil.

Yeter ki SEVGİnin ta KENDİSİ olarak bakalım karanlığa da, aydınlığa da; acıya da mutluluğa da.

Ne olacağı belli olmayan bir yarın için koştururken ya da sabırsız gergin beklerken bile; gizli güzelliklerin farkındalığında, olabildiğince zarafet taşıyabilse adımlarımız. 
Muhteşem olmaz mı sizce de?

Önümüze çıkan yol ayırımlarında başka seçenekleri keşiften korkmadan atalım bu adımlarımızı. Engeller elbette olacak. Aşmak için çabalayalım.

Her ne karar veriyorsak kendi adımıza özgür irademizin rotasından ayrılmayalım.

Kendi yaşam planımızı kendimiz yaptıkça açılacak ufkumuz. Başkaları için yaşamaya devam ettikçe tüm bunlardan uzaklaşıyor olduğumuzu artık biliyoruz çünkü.

Evet bu kararla hayatımızda bir takım değişiklikler olacak. Evet bazı alışkanlıklar yıkılacak domino taşları gibi. Evet bazı insanlar tarafından belki de hiç anlaşılamayacağız.

Gelin görün ki eğer o değişikliklerin bizi değiştirirken tecrübe hanemize neler kattığının farkındaysak ne mutlu bizlere.

Aldığımız her nefeste, bakışlarımızda, tebessümlerimizde, kucaklamalarımızda, paylaşımlarımızda, konuşma ve dinlemelerimizde, kısacası her şeyde uyumlu ve zarafetli olmak en güzeli.

Hayatın tam içine dalarken yüreğimiz radarımız olsun yeterli.

Tam da burada Mevlana’nın güzel bir cümlesine kulak verelim mi?

‘’Öyle dinle ki, ses ve söz önce bilgiye sonra hikmete dönüşsün. Koyun kaval dinler gibi değil; ağaç topraktan, yaprak yağmurdan suyu çeker gibi dinle. Kulağın kapağı yok, açman gerekmez; aklını aç, kalbini aç, insafını aç ki dinlemiş olasın."

Karşımıza çıkan insanları ve belki de olayları tanımanın en güzel yolu bu.

Neler söylediğini, nasıl tepkiler verdiğini, neyi önemsediğini ya da önemsemediğini anlarken, gizli yaralarını göreceğiz belki de. Bu ise bizi karşımızdaki her kim olursa olsun, fiziksel görünümünün altında yatan gerçek ruhuyla buluşturacak.

Saygıyla bakmak ve zarafetle dinlemek bu kadar kolay aslında.

Daha ne duruyorsunuz?

Karşınızda her kim varsa dinleyin. En azından bir kere de olsa deneyin. Ona ne kadar değerli olduğunu hissettirin. Bunu yaparken siz de kalbinizle hissedin.

Bakalım neler olacak?

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

07.04.2020


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...