15 Haziran 2020 Pazartesi

KUYRUKLU YILDIZLARLA DANS EDEN KADIN


Gökyüzünün saçlı yıldızları onlar.

Işıltıyla geçtiklerinde insanı adeta büyülüyor.

Belki de bu yüzden, eski yıllardan günümüze; gökyüzündeki diğer yıldızlar gibi hep merak edildi kuyruklu yıldızlar.

Sadece buz ve kozmik toz karışımı oldukları halde onu gözlemleme arzusunu hiç kaybetmeyen; tam sekiz kuyruklu yıldızı keşfedip, onlarla adeta dans eden  cesur bir kadının hayat öyküsü var bugünkü dağarcığımızda.

Caroline Herschel.

1750 Almanya doğumlu.

Yoksul bir ailenin sekizinci çocuğu.

Maalesef çocukken geçirdiği tifüs hastalığı onda bazı izler bırakmış.

Boyu 1,29 metre sadece.

Bir gözü de tam olarak görmüyor.

En büyük desteği eğitime önem veren müzisyen babasıdır. Annesi karşı çıksa da azimli ve cesur Caroline eğitiminden hiç vazgeçmez. Bir yandan da kardeşlerinin bakımını sürdürür.

Çok sevdikleri babalarını kaybedince yerini ağabeyleri William alır. İngiltere’nin Bath şehrinde yaşayan; besteler yapan, pek çok müzik aletini başarıyla çalan William, kız kardeşini de yanına aldırır.

Bir süre sonra Caroline, Bath’ın en iyi sopranolarından birisi olur.

Ancak çok yönlü ağabeyinin diğer habisi olan gökyüzünü inceleme arzusu onda da vardır. İki kardeş gökyüzünü incelemek adına güçlü teleskopların başında saatler harcar.

Caroline ilk başlarda teleskopun temizliğinden sorumluyken; öğrendiği matematiksel hesaplarla gözlem yapmaya, onları hesaplayıp kayda almaya başlar.

Kendi küçük teleskopu ile gökyüzünün masmavi enginliğine dalmak Caroline için paha biçilmez bir mutluluktur artık.

Uranüs’ü ve uydularını; Satürn‘ün uydularını; kızılötesi radyasyonunu ve pek çok yıldız kümesini keşfeden ağabeyi gibi o da hiç boş durmaz.

Zaman içinde iyi bir gök bilimci olur.

Otuz üç yaşındayken toz ve gaz karışımından oluşan  yeni bir yıldız adayı nebulayı bulur. Aynı gece Andromeda Gökadasının uydusu Messier 110'u keşfeder.

Tüm bu yoğun çabaları sonunda; her gece dans etmek için ellerini uzattığı gökyüzünde tam sekiz kuyrukluyıldızı keşfeder.

Buluşları İngiliz kralı tarafından maaşla takdir edilir. Bu durum İngiliz tarihinde bir ilk olarak tarih sayfalarında yerini alır.

Ağabeyini kaybedince tüm özel çalışmalarını onun oğlu John’a devreder. Doğduğu şehre Hannover'e geri döner.

Bu arada ağabeyi ile beraber kendisine ait olan tüm keşifleri titizlikle derleyerek bir bütün halinde İngiliz Bilim Kurulu’na gönderir.

1828 yılında Kraliyet Astronomi Topluluğu Altın Madalyası ile onurlandırılır. Bundan yedi yıl sonra aynı topluluğun fahri üyeliğine getirilir.

1846 yılında Alman Prusya Kralı’ndan ‘Altın Bilim Madalyası’nı kazanır.

Kraliyet İrlanda Akademisi onur üyeliğine layık görülür.

Yaşamının son demlerinde dahi gözlem yapmayı bırakmaz. Tam 97 yaşında dans ettiği kuyruklu yıldızlara ve hayata veda eder.

Günümüzde Herschel ailesinin evi Astronomi müzesi olarak hizmet vermeyi sürdürmekte.

İşte zekası ve çalışkanlığı ile tarihe damgasını vuran başarılı bir kadın daha. Üstelik tek gözü ile zoru başarmış, herkesin farklı gözlerle bakmasına aldırış etmeden kendisiyle barışık kalmanın meyvelerini fazlasıyla hak etmiş harika bir kalp.

Bizlere yaşattığı tebessüm için önünde saygıyla eğiliyor ve kocaman alkışlıyorum. İyi ki yaşamış ve iyi ki hayran olduğu gökyüzünün ışıltılı kuyruklu yıldızlarıyla dans etmiş.

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

26.04.2020


3 yorum:

  1. Çok farklı bir konu ve harika bilgiler, çok teşekkürler Belgincim.... Gök cisimleri beni çok ilgilendirir...76 yılda bir görülen Halley Kuyruklu yıldızını ve ismini hatırlamadığım başka bir yıldızı görmek mutluluğuna ermiştim... Halley çok güzeldi...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Farklı konular ilgimi çekiyor. Araştırıp öğrenmek ise en büyük keyfim. Ben teşekkür ediyorum güzel kalbinize, varlığınıza))) yıldızlar hem çok uzaktalar, hem de hiç olmadıkları kadar yakın aslında. Sevgi ve saygımla.

      Sil
  2. Harika bir yazı ellerinize yüreğinize sağlık olsun Belgin abla :) sevgiler Murat Arslan

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...