26 Ekim 2026 Pazartesi

DÖRT AĞAÇ BİR DEYİŞ

Oubaitori.

Japonca.

Kişinin kendisini asla başkalarıyla kıyaslamamasını ve herkesin kendi potansiyeline göre, kendi zamanında olgunlaşacağını savunan bir yaşam felsefesi aslında.

Japonya'da ilkbahar mevsiminin farklı aylarında, faklı şekillerde ve renklerde açan dört ikonik ağacın isimlerini temsil ediyor.

Ou – bai – to - ri.

Ou : Kiraz çiçeği (sakura).

Bai : Erik çiçeği.

Tou : Şeftali çiçeği.

Ri : Kayısı çiçeği.

Felsefesinin anlamı ise bizlere ders niteliğinde.

Bu dört meyve ağacı genelde benzer topraklarda yan yana varlıklarını sürdürüyor.

Her biri kendi periyotlarında, kendilerine has özellikleriyle çiçek açıyor. Zamanı geldiğinde dökülen çiçeklerin yerine olgunlaşan meyveleri ile hayatımıza renk ve lezzet katıyor.

Kendi doğalarına uygun olan her ne ise onu yerini getiriyor.

Şimdi gelin bu felsefeyi kendimize uyarlamaya çalışalım ve "Her çiçek kendi zamanında açar" fikrini merkeze alalım.

Zaman zaman yaşantımızı başkalarıyla kıyasladığımızı, iş ve özel hayatlarımızda bir özenti içinde olduğumuzu, elimizdekine şükredeceğimiz yerde  bizde olmayanlara odaklanıp mutsuz ve yetersiz  hissettiğimizin hepimiz farkındayız.

Oysaki tıpkı o meyve ağaçları gibi bizler de bu dünyada tekiz ve farklıyız.

Bir başka örneğimiz yok.

DNA’mızdan parmak izimize, göz rengimizden saç yapımıza, duruşumuzdan sesimizin tonuna kadar her şeyimiz farklı.

Dolayısıyla her şey kendimize özel.

Düşünce tarzımız, yemek yeme şeklimiz, konuşmamız, farkındalığımız, hobilerimiz, sevdiklerimiz, sevmediklerimiz, cesaretimiz, çalışkanlığımız, korkularımız, ... başkalarına hiç benzemiyor.

Hal böyle olunca kendimizi sevmekle işe başlayabiliriz.

Ardından bu basit felsefeyi benimseyip kendi hayatımızda uygulamaya başladığımızda, içimizdeki değişim ve gelişimleri fark edeceğiz.

Bu değişimler ne mi olabilir?

Öncelikle egomuzu sessizce besleyen; sahip olma, her zaman haklı çıkma ve üstün olma duygumuzu törpülememiz gerekiyor.

Çünkü ömrümüz boyunca onların peşinde koşarken, hem kendimizi hem de etrafımızı ne kadar yıkıp geçtiğimizi fark edemiyoruz. Üstüne üstlük önümüzdeki en renkli yaşam anlarını kaçırarak.


Kendi içimizde bunu hallettikten sonra; bazı adımlarda herkesten geride kaldığımızı ve yetersiz olduğumuzu düşündüren, bizi kıskaca alan o belli belirsiz baskıdan uzaklaşabiliriz.

Kendi iç enerjimizi  kendi hayallerimizi gerçekleştirmeye yöneltebiliriz.

Hayata daha sakin ve olumlu bakabiliriz.

Başkalarıyla kıyaslama yapmadığımız için her yeni güne gülümseyerek uyanmanın ve şükretmenin tadına varabiliriz.

Böylece farkında olduğumuz pozitif şeyler artmaya ve kendimizi çok daha iyi hissetmeye başlarız.

Üstelik tüm bu olumlu değişimler bizimle beraber etrafımızdaki her şeye yansır.

Daha ne olsun?

Birbirimizden farklı yaşam yolculuğuna sahip olduğumuz bu dünyada yapabileceğimiz en etkili şey, kendimizi sevgiyle kucaklayıp cesaretle bir iki adım atmak belki de.

Haydi beraberce.

Oubaitori.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

12.06.2026

Kaynaklar: https://mediumturkiye.com; https://www.marieclaire.com.tr.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...