

Kazadan
tam 73 yıl sonra 1985’te, Robert Ballard tarafından izi sürülerek 3.657 metre
derinlikte keşfedilir. Bugün dünyanın bu dev enkazı hala sular altında ve paslanmaya
devam ediyor.
Kısa
süre içinde ise sessizce yok olacak.

Dünyanın
en zengin yolcularıyla masmavi okyanus sularına açıldığında bu muhteşem geminin
batacağı kimsenin aklına dahi gelmemişti. Gemiyi yapanlar, kaptan ve tüm
bilirkişiler aynı fikirdeydi. Bu amaçla gemiye isim verilirken; Yunan
mitolojisinden, Altın çağda dünyayı yöneten 12 güçlü Tanrıdan esinlenilmişti.
Ancak
gerçekler tahminleri tamamen alt üst etti. 1912 yılında buzullarla kaplı sulara
gömülürken, o trajik kazadan geriye pek çok soru işareti kaldı.
Kazadan
sonra yaşananların bir kısmı hala merak konusu olmakla beraber, bilinen bazı
detaylar şimdi bile tüylerimizi diken diken edecek netlikte.
Örneğin,
gemi batmaya ve yolcular çığlıklarla oradan oraya koşuşmaya başladıktan sonra;
müzisyenler keman ve viyolonsellerini çalmaya devam etti. Ta ki bedenleri
tamamen sular altında kalana değin.
Gemi
batarken, yolcular aç kalmasın diye son ana değin ekmek yapan fırıncı başı ise;
işini bitirdiğinde filikalarda yer bulamadı. Yine de sadece ucundan tutunabildiği
hayata güçte olsa direndi. Sonunda sağ kalanlardan birisi oldu.
Gerçek
gemi öyküsü ve yaşananlar böyle.
Şimdi
gelelim kazadan 14 yıl önce yazılan romanın konusuna.
Öykü
buram buram deniz kokar.
Dev
yolcu gemisi Titan’daki bir aşktan ve kısa sürede batan gemi kazasından
bahseder.
Titan
‘da dünyanın en dayanıklı gemisi olarak yapılmıştır. Güzergâhı gerçeğindeki
gibi İngiltere üzerinden Amerika’yadır.
Aynen
gerçeğindeki gibi Kuzey Atlantik üzerindeki bir buzula çarparak batar.
Gerçeğinden
2 tane fazla filikası olsa da 3000 kişiye yetersiz kalır. Tıpkı gerçeğindeki
gibi yarıdan fazla yolcusu hayatını kaybeder.
Geminin
boyu gerçeğinden sadece 4 metre azdır. Pervane sayıları eşittir. Çarpma
anındaki hızları ise neredeyse aynıdır.
Romandaki
kaza sırasında da orkestra ilahi çalmaya devam etmiştir. Dünyada büyük ses
getiren; zengin ve ünlü müşterileri için batmaz olarak tanıtılan Titan gemisi de
Nisan ayında; gerçeğinden sadece 14 gün önce; gece geç saatlerde sulara
gömülmekten kurtulamamıştır.
İşte
karşımızda GERÇEK bir trajik YAŞANMIŞLIK öyküsü ve ondan SENELER ÖNCE yazılan
romanın satır araları. Benzerliklerin hayli kafa karıştırıcı olduğunu
biliyorum.
Bundan sonrası ise olasılıklar üzerinde biraz detaylıca düşünmek ve
kendimizce yorumlarda bulunmak olmalı ki; bu da işin en keyifli yanı bence.
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
23.10.2018
Kaynak
: http://www.beyazdefter.com; http://listelist.com; http://yedikita.com.tr; http://www.bilgiustam.com; http://www.webtekno.com; https://forum.donanimhaber.com; https://www.cnnturk.com.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder