Sıcak sarı ile soğuk mavi renklerinin karışımı.
Üstelik
tonuna bağlı olarak hem sıcak hem de soğuk hissettirebilen, dengeleyici bir ara
renk.
YEŞİL.
Renk
skalasında mavi ve sarı arasında yer alan yeşilin; huzuru, doğayı, dengeyi ve yenilenmeyi
temsil ettiğini biliyoruz.
Peki
hiç yeşilin ölümcül bir tonu olabileceğini duydunuz mu?
Eğer
duymadıysanız şimdi sıkı durun.
19.
yüzyılda Fransa'nın başkenti Paris'te geliştirilen PARİS YEŞİLİ, yeşilin en
ölümcül tonu olarak tarihi kayıtlara geçmiş.
‘Mavi
alt tonlu zengin bir zümrüt yeşili pigmenti.’ olarak tanımlanan bu renk,
başlarda o dönem sanatçıları ve soyluları arasında hayli popüler olur.
Zümrüt
yeşili, Schweinfurt
yeşili, imparatorluk yeşili, Viyana yeşili olarak da bilinir.
Aslında temelinde bakır asetat triarsenit veya bakır asetoarsenit olan inorganik bir bileşik.
Çok
ince öğütüldüğünde soluk mavi bir yeşile, kaba öğütüldüğünde daha derin bir
yeşile dönüştüğü söylenir.
Tarihler
1814 yılını gösterdiğinde; Almanya'nın güneyindeki Bavyera eyaletindeki Schweinfurt'da;
kimyager Russ ve Sattler tarafından bulunmuş.
Deneysel
çalışmalar sırasında ellerindeki örnek; onlardan önce 1775 yılında Carl Wilhelm
Scheele tarafından bulunan türünün
ilk örneği ‘Scheele
yeşili’; kimyasal
olarak daha basit, daha az parlak ve daha az kalıcı, sentetik bakır-arsenik
pigmentidir.
Kimyagerler
ondan daha iyi bir pigment üretmeye çalışıp başarılı da olurlar.
Gelin
görün ki uzun ömrü ve parlaklığı cezbedici olsa da toksik etkisi bir türlü
giderilemez.
Hal
böyle olunca Paris Yeşili de yeşilin ölümcül tonu olarak tarihin önemli bir
dönemine damgasını vurur.
Bakırın arsenik ile karıştırılması sonucu elde edilen Paris Yeşili; o dönemde bilinen diğer yeşil renklere göre çok daha parlak, göz alıcı ve cezbedici bir yeşildir.
Louis-Napoléon
Bonaparte ile evlendikten sonra 1873 yılına kadar Fransız İmparatoriçesi olarak
anılan Eugénie de Montijo; 1864 yılında bir akşam Paris Operası’ ndaki bir
gösteri için şatafatlı bir elbise giyer.
Ertesi
sabah gazete manşetlerini, sosyete tarafından çok beğenilen bu nefes kesen elbise
süsler.
O
güne değin görülmemiş parlaklıktaki canlı yeşil elbise görenleri adeta büyüler.
Kısa bir süre içinde tanınan ve beğenilen renk; elit Fransız sosyetesinin vazgeçilmez rengi haline gelir.
Kısa
sürede sanatçılar da dâhil olmak üzere dönemin tüm estetik düşkünlerinin ilgisini
çeken renk; saray ve şatoların duvar kâğıtlarında, kumaşlarda, perdelerde,
süslerde, sahne dekorlarında ve sanat eserlerinde kullanılır.
Modern
sanatın temellerini atan Fransız ressamlardan; Claude Monet, Pierre-Auguste
Renoir, Paul Gauguin, Paul Cezanne ve Van Gogh; tarafından tablolarında tercih
edildiği notlarına rastlanır.
Ayrıca
bir zamanlar Paris lağımlarındaki fareleri öldürmek için kullanılan Paris
yeşili; 20. yüzyılın başında, bazı
ülkelerde böcek ilacı ve havai fişeklere renk vermek, bazılarında ise sıtmayı
kontrol amacıyla kullanım yeri bulur.
Peki
ya sonrası? (devamı 2/2’de)
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
31.03.2026




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder