2 Eylül 2019 Pazartesi

SİZİNKİSİ HANGİSİ?


Özgür yalnızlık mı?

Yoksa özgür olamadan, kalabalıklar içinde zindan karanlığını anımsatan yalnızlık mı?

Gelin bu soruya yanıt arayalım.

Her birimiz birbirimizden farklıyız. Dolayısı ile ruhumuzun üzüntüsü farklı şeylerde, farklı şekillerde açığa çıkıyor.

Evet, hayat boyu aldığımız yaralarla büyüyoruz.

Var oluyoruz.

Bir yandan kendimizi tanımaya çalışırken, kişiliğimizi kazanıyoruz.

Ancak içinde yaşadığımız toplumun kültür, gelenek ve görenekleri; çoğu şeyde olduğu gibi; yalnızlık konusunda da bizleri diğer ülke insanlarından ayırıyor.

Beni böyle düşündüren Camdaki Kız isimli romandaki şu satırlar oldu.

‘’Onlar hayatlarını özgür ama yalnız yaşar ve ölürler. Biz ise hiç özgür olamadan, kalabalıklar içinde, bağımlılığın en koyusuyla harman olarak, hüzünle yaşar ve ölürüz. Onun için ne onlar bizi anlar, ne de biz onları. Arada bir onlara imrensek de, biraz içlerine girip de o koyu yalnızlığın kokusu burnumuza gelince kaçacak delik ararız.’’

Yazar Gülseren Budayıcıoğlu’na katılmamak elde değil.

Gerçekten de bizler şanslıyız.

Bazılarımız çekirdek ailelerde yetişmiş olsak da; hatta yarım hayatların üstün körü sevgisizliğinde yaş alsak da; aslında kalabalıklara alışığız.

Yaşadığımız mahallenin yaşlıları, emektar satıcıları, hatta her sabah aynı yolu beraber arşınladığımız gencinden yaşlısına pek çok insanla çevrili hayatımız.

Madalyona bu tarafından bakarsak yapayalnız değiliz hiçbir zaman.

Kısacası yalnızlığa alışkın değiliz.

Belki de bu yüzden gün gelip tek başına kalmaktan deli gibi korkuyoruz.

İşte bu noktada hiçbir zaman yalnız kalmayacağımızı, en azından kopkoyu bir yalnızlıkla sınanmayacağımıza inanırsak; korkumuz hafifleyecek.

Elbette buradaki diğer sorun istediğimiz anda özgür yalnızlığı yakalayamamak. Ancak daha önceki yazılarımda da değindiğim gibi, bu tamamen bizim elimizde. İstersek başarabilir, o dengeyi yaşantımızın her anında koruyabiliriz. Yeter ki iç sesimize kulak verelim. Kendimiz için kısa ama doyurucu anlar yaratalım.

Ne olur yalnızlığınız karanlıkta kalmasın.

Yüreğimizdeki sevgiye sıkıca tutunursak; birileriyle sevgide buluşabilir ve konuşmasak da anlaşabiliriz. O koyu yalnızlık bulutunu yok edebiliriz.

Özgür yalnızlığınızın keyfine varmak bu kadar kolay aslında.

Ben olsam denerdim.

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

11.07.2019

Kaynaklar: Gülseren Budayıcıoğlu imzalı ‘Camdaki Kız’ romanı.







1 yorum:

  1. MUHTEŞEMM! ÖZGÜR YALNIZLIĞI DENEMEK GEREK... YAPAYALNIZ OLAN VEYA ÖYLE HİSSEDENLER, BİR DE BANA SOR DİYECEKLERDİR MUTLAKA ... YALNIZLIKLA İLGİLİ BİR NOTUMU SANA MESSENGER DEN GÖNDERECEĞİM CANIM... SENİ SEVGİMLE KUCAKLIYORUM.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...