İnsanların belirli durumlara veya olaylara tepkisini test etmek için yapılan, psikolojik ya da sosyolojik pek çok araştırma ile karşılaşıyoruz.
Araştırılan
bir konuda KONTROLLÜ KOŞULLAR altında toplumun tepkilerini anlama çabası
aslında; yapılan bu sosyal deneyler.
Temelinde
sosyal etkiyi, davranışı, ilişkiyi analiz etmek, gerçekliği görebilmek yer alıyor.
Yani
bir takım koşullar değiştiriliyor ve bu değişikliklerin insan davranışına
etkisi ölçülmek isteniyor.
Hepsine
tamam.
Ancak
bu araştırmalarda yer alan ve deneye tabi tutulanlar çocuklar olunca işin rengi
değişiyor.
Bir
takım yanıltıcı vaatlerle, farklı gayelerle, kapalı kapılar ardında alınan
kararlarla; yuvalarından, anne babalarından koparılan minicik çocuklar söz ettiklerim.
Üstelik
söz konusu deney başarısızlıkla sonuçlanıyorsa, durum daha da vahim ve acıklı
bir hal alıyor.
İşte
buna güzel bir örnek Danimarka’dan gelsin mi?
Hem de yakın zamanda yapılmış, çoğumuzun pek de bilmediği bir sosyal deneyle.
Deneyde
kullanılan çocuklar Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bir bölge olan
Grönland’dan 1951 yılının bir yaz ayında seçilir.
Arktik
ve Atlantik okyanusları arasında yer alan dünyanın bu en büyük adası, aynı
zamanda dünyanın tartışmasız en kuzey kara noktası.
Kuzey
Amerika ve Arktik bölgesi arasındaki özel konumu nedeniyle de stratejik bir öneme
sahip. Grönland
nüfusunun büyük çoğunluğu İnuit’lerden (bildiğimiz ismi ile Eskimolardan) oluşuyor.
Eskiden
Danimarka’nın sömürgesi olan bu ülke vatandaşları, günümüzde Danimarka'nın ve
Avrupa Birliği'nin tam vatandaşı olarak kabul görüyor.
Peki
ya gerçekler?
Danimarka verdiği bir kararla; 1951 yılında Grönland'da aileleri ile beraber yaşayan 5 ila 9 yaşlarındaki 22 Eskimo kökenli küçük çocuk için; anne babalarıyla bir anlaşma yapar.
Kullandıkları
süslü cümlelerle; ailelere çocuklarının daha iyi bir hayata sahip olacakları,
Danimarka dilini ana dilleri
gibi öğrenecekleri ve alacakları üstün donanımlı eğitimle bir gün geleceğin
seçkinleri olarak; yuvalarına geri dönecekleri sözü verilir.
Kısacası
gerçeklikten uzak bir dönme vaadi ile ailelerinden uzaklaştırılır.
Danimarka
devleti ve aileler arasında yapılan anlaşma böyledir.
Kağıt
üzerinde yazılanların, tüm vaatlerin ve verilen sözlerin tutulmadığı, maalesef
aradan 70 yıl geçtikten sonra anlaşılır.
Nasıl
mı? (devamı2/3’de)
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
17.01.2026



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder