28 Nisan 2026 Salı

BAŞARISIZ DENEY mi? (1/3)

İnsanların belirli durumlara veya olaylara tepkisini test etmek için yapılan, psikolojik ya da sosyolojik pek çok araştırma ile karşılaşıyoruz.

Araştırılan bir konuda KONTROLLÜ KOŞULLAR altında toplumun tepkilerini anlama çabası aslında; yapılan bu sosyal deneyler.

Temelinde sosyal etkiyi, davranışı, ilişkiyi analiz etmek, gerçekliği görebilmek yer alıyor.

Yani bir takım koşullar değiştiriliyor ve bu değişikliklerin insan davranışına etkisi ölçülmek isteniyor.

Hepsine tamam.

Ancak bu araştırmalarda yer alan ve deneye tabi tutulanlar çocuklar olunca işin rengi değişiyor.

Bir takım yanıltıcı vaatlerle, farklı gayelerle, kapalı kapılar ardında alınan kararlarla; yuvalarından, anne babalarından koparılan minicik çocuklar söz ettiklerim.

Üstelik söz konusu deney başarısızlıkla sonuçlanıyorsa, durum daha da vahim ve acıklı bir hal alıyor.

İşte buna güzel bir örnek Danimarka’dan gelsin mi?

Hem de yakın zamanda yapılmış, çoğumuzun pek de bilmediği bir sosyal deneyle.

Deneyde kullanılan çocuklar Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bir bölge olan Grönland’dan 1951 yılının bir yaz ayında seçilir.

Arktik ve Atlantik okyanusları arasında yer alan dünyanın bu en büyük adası, aynı zamanda dünyanın tartışmasız en kuzey kara noktası.

Kuzey Amerika ve Arktik bölgesi arasındaki özel konumu nedeniyle de stratejik bir öneme sahip. Grönland nüfusunun büyük çoğunluğu İnuit’lerden (bildiğimiz ismi ile Eskimolardan) oluşuyor.

Eskiden Danimarka’nın sömürgesi olan bu ülke vatandaşları, günümüzde Danimarka'nın ve Avrupa Birliği'nin tam vatandaşı olarak kabul görüyor.

Peki ya gerçekler?

Danimarka verdiği bir kararla; 1951 yılında Grönland'da aileleri ile beraber yaşayan 5 ila 9 yaşlarındaki 22 Eskimo kökenli küçük çocuk için; anne babalarıyla bir anlaşma yapar.

Kullandıkları süslü cümlelerle; ailelere çocuklarının daha iyi bir hayata sahip olacakları, Danimarka dilini ana dilleri gibi öğrenecekleri ve alacakları üstün donanımlı eğitimle bir gün geleceğin seçkinleri olarak; yuvalarına geri dönecekleri sözü verilir.

Kısacası gerçeklikten uzak bir dönme vaadi ile ailelerinden uzaklaştırılır.

Danimarka devleti ve aileler arasında yapılan anlaşma böyledir.

Kağıt üzerinde yazılanların, tüm vaatlerin ve verilen sözlerin tutulmadığı, maalesef aradan 70 yıl geçtikten sonra anlaşılır.

Nasıl mı? (devamı2/3’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

17.01.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...