28 Nisan 2026 Salı

BAŞARISIZ DENEY mi? (3/3)

Onlar sessiz sedasız Grönland'ın başkenti Nuuk'taki, Danimarka Kızıl Haç kampına (kimsesizler yurduna) geri döner.

Ailelerinden ve diğer Grönlandlılardan uzakta, kendi ana dillerini konuşmanın yasak edildiği bir ortamda yaşamaya zorlanır.

Üstüne üstlük çocukların ailelerini ziyaret etmesi de yasaklanır. Sadece ailelerin bazen yurda gelerek çocuklarla kahve içmesine izin verilir. Bu buluşmada ise çocuklar kendi dillerini unuttukları ve aileleri de Danimarkaca bilmediği için anlaşmada zorluklar yaşanır.

Tarihler 1960 yılına geldiğinde, tüm çocuklar yurttan ayrılır. Çoğu Danimarka'ya döner.

Peki orada mutlu olabilirler mi?

Maalesef hayır.

Çocuklardan neredeyse yarısının ruh sağlığı bozulur. Çoğu da madde bağımlılığına yenik düşer. İstisnasız her biri kimlik sorunlarıyla boğuşur. Evsizlik ve köksüz yaşam nedeniyle bir kısmı erken yaşta hayata veda ederken, içlerinden birisi kendi canına kıyar.

Geriye kalanların çoğunun, yaşları kemale erdiğinde dahi ailelerine olan kızgınlığı, küskünlüğü ve suçlaması geçmez.

Ellerinden zorla alınan yaşam hakkı için aslında dünyaya kızsalar haksız sayılmazlar.

İnuit halkının çocuklarını kötü hayat koşullarından kurtarma; Grönland için rol model olacak aydın Danimarkalılar yetiştirmek amacıyla çıkılan yolun hala iyi niyet taşıdığını savunanlar; maalesef toplumlarının Grönland toplumundan daha üstün olduğu düşüncesinden hiç vazgeçmez.

Danimarka'nın çıkarları her zaman her şeyin üstünde kalır.


Danimarka ve yerli kültürler arasında köprü kurmaya yardımcı olacak örnek Grönlandlılar yetiştirme planının bir parçası olarak başlayan deneyden geriye acı ve gözyaşı kalır.

Üstelik resmi kayıtlarda, 1950 ile 1970 yılları arasında Danimarka yatılı okullarına gönderilen ve evlatlık verilen Grönlandlı çocukların sayısının binleri aştığı bilgisi; hayli üzücü olarak tespit edilir.

Ve gelinen noktada tüm bu yaşanan olumsuzlukların, Grönland ve Danimarka arasındaki ilişkiyi bugün bile etkilediği yönetim kadrosunda yer alanlar tarafından ifade ediliyor.

Doğada nadir olarak bulunan ve endüstrinin besleyici elementleri olarak kabul gören, toprak elementlerine ( neodimyum ve praseodimyum yataklarına) sahip olan Grönland; günümüzde dünyanın sahip olmak istediği bir konumda.

Dolayısıyla değerli yer altı kaynaklarını değerlendirmek ve endüstrisine katmak isteyenler ile Grönland’lılar arasındaki çekişme her geçen yıl katlanarak artıyor.

Uygulanacak kimyasal işlemlerin, çıkan artıkların doğaya vereceği zararı düşünen ve özellikle geçimini doğadan sağlayanların tamamen karşı olduğu pek çok girişim söz konusu.

Geleneklerini ve doğanın saflığını korumak isteyenler, gelen tüm vaat ve tekliflere temkinli yanaşırken; doğadaki enerji kaynaklarını adeta yok eden küresel dünyanın; baskısını gün geçtikçe arttığı da bilinen bir gerçek.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

17.01.2026

Kaynaklar: https://tr.euronews.com; https://www.bbc.com; https://www.indyturk.com.

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...