13 Temmuz 2026 Pazartesi

SÖNMEYEN TUTKU (1/2)

Tıp tarihinin sayfaları arasında; zekası, azmi ve sönmeyen tutkusu ile her türlü zorluğa karşı dimdik duran, başarılı pek çok deha var.

Eğer onlardan bir tanesi ile tanışmaya ve hüzünle dolu olsa da yaşam öyküsünü okumaya hazırsanız başlayalım.

Vivien Theodore Thomas.

1910 yılında Amerika Louisiana’da bir kölenin torunu olarak doğar.

Marangoz babasından ahşapla ilgili detayları öğrenirken, karmaşık yapılar planlama ve oluşturma yeteneğini de kapar.

Yine de doktor olmak en büyük ve hiç sönmeyen tutkusudur.

Çalışkanlığı, sabrı, zekası ve başarısı hayat boyu hep yoldaşı olur.

Ancak 1930 yıllarında Amerika’da baş gösteren ekonomik sıkıntılar ve ardından gelen ‘Büyük Buhran’ nedeniyle pek çokları gibi tüm birikimini kaybeder.

Bir yanda hayalleri ve sönmeyen tutkusu, öte yanda gerçekler.

İşte bu yüzden hayat, gencecik bu insan için zor ve yıpratıcı günlerle dolu olarak başlar.

Irkçılık, hor görme ve baskı ise cabası. (Siyah ve beyaz insanlar arasındaki ayrımcılığın katılığı o kadar fazladır ki; ölümden sonra bile cesetleri farklı buzdolaplarında saklanır.) 

Başarılı lise hayatından sonra, tıp fakültesine gitmeye parası yetmediği için; doktor olma hayallerine son verip iş aramaya girişir.

Önce Nashville’deki Vanderbilt Üniversitesi'nde; modern kalp cerrahisinin temellerini atan Amerikalı cerrah Dr. Alfred Blalock'un yanında; laboratuvar asistanı olarak işe baslar. Aynı göreve Johns Hopkins Üniversitesinde de devam eder.

O yıllar kalbe dokunmanın ölümle sonuçlandığına inanılan zamanlar olduğu için, öncü bir doktorun yanında işe başlaması hayatının adeta dönüm noktası olur.

Azmi sayesinde de kardiyotorasik cerrahinin (kalp, akciğerler, yemek borusu ve göğüs kafesi içindeki diğer yapıların hastalıklarının cerrahi tedavisini yapan bölüm) seyrini değiştiren kişi olarak tarih sayfalarındaki yerini alır.

Nasıl mı?

O yıllarda; kalplerindeki yapısal bozukluk nedeniyle kanlarına oksijen gitmediği için "mavi" doğan bebekler; hastanelerin en üzücü tablosunu oluşturur.

Çünkü minicik kalplerine dokunacak ve iyileştirecek teknoloji henüz yoktur ve maalesef hiç biri yaşama tutunamaz.

Tüm bu olumsuz tablonun içinde, tıp eğitimi almamış olsa da Vivien Thomas, bir şeyler yapılması gerektiğini düşünür.

Bu amaçla; bebeklerin minik kalplerine uygun cerrahi aletler tasarlamaya başlar.

Bir yandan da zekası, el becerisi, sabrı ve çalışkanlığı ile yanında çalıştığı ünlü cerrahlardan hassas dikiş yapmayı öğrenir.

Sayısız deney yaparak kan akışını düzeltecek olan arteriyel şant bağlantı tekniğini geliştirir.

Bu tekniği 1944 yılında, bir köpeğin kalbinde başarıyla uygular.

Peki sonra ne olur dersiniz? (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

13.03.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...