Tıp tarihinin sayfaları arasında; zekası, azmi ve sönmeyen tutkusu ile her türlü zorluğa karşı dimdik duran, başarılı pek çok deha var.
Eğer
onlardan bir tanesi ile tanışmaya ve hüzünle dolu olsa da yaşam öyküsünü
okumaya hazırsanız başlayalım.
Vivien
Theodore Thomas.
1910
yılında Amerika Louisiana’da bir kölenin torunu olarak doğar.
Marangoz
babasından ahşapla ilgili detayları öğrenirken, karmaşık yapılar planlama ve
oluşturma yeteneğini de kapar.
Yine
de doktor olmak en büyük ve hiç sönmeyen tutkusudur.
Çalışkanlığı,
sabrı, zekası ve başarısı hayat boyu hep yoldaşı olur.
Ancak
1930 yıllarında Amerika’da baş gösteren ekonomik sıkıntılar ve ardından gelen
‘Büyük Buhran’ nedeniyle pek çokları gibi tüm birikimini kaybeder.
Bir
yanda hayalleri ve sönmeyen tutkusu, öte yanda gerçekler.
İşte
bu yüzden hayat, gencecik bu insan için zor ve yıpratıcı günlerle dolu olarak
başlar.
Irkçılık, hor görme ve baskı ise cabası. (Siyah ve beyaz insanlar arasındaki ayrımcılığın katılığı o kadar fazladır ki; ölümden sonra bile cesetleri farklı buzdolaplarında saklanır.)
Başarılı
lise hayatından sonra, tıp fakültesine gitmeye parası yetmediği için; doktor
olma hayallerine son verip iş aramaya girişir.
Önce
Nashville’deki Vanderbilt Üniversitesi'nde; modern kalp cerrahisinin
temellerini atan Amerikalı cerrah Dr. Alfred Blalock'un yanında; laboratuvar
asistanı olarak işe baslar. Aynı göreve Johns Hopkins Üniversitesinde de devam
eder.
O
yıllar kalbe dokunmanın ölümle sonuçlandığına inanılan zamanlar olduğu için,
öncü bir doktorun yanında işe başlaması hayatının adeta dönüm noktası olur.
Azmi
sayesinde de kardiyotorasik cerrahinin (kalp, akciğerler, yemek borusu ve göğüs
kafesi içindeki diğer yapıların hastalıklarının cerrahi tedavisini yapan bölüm)
seyrini değiştiren kişi olarak tarih sayfalarındaki yerini alır.
Nasıl
mı?
O
yıllarda; kalplerindeki yapısal bozukluk nedeniyle kanlarına oksijen gitmediği
için "mavi" doğan bebekler; hastanelerin en üzücü tablosunu
oluşturur.
Çünkü
minicik kalplerine dokunacak ve iyileştirecek teknoloji henüz yoktur ve maalesef
hiç biri yaşama tutunamaz.
Tüm
bu olumsuz tablonun içinde, tıp eğitimi almamış olsa da Vivien Thomas, bir
şeyler yapılması gerektiğini düşünür.
Bu
amaçla; bebeklerin minik kalplerine uygun cerrahi aletler tasarlamaya başlar.
Bir yandan da zekası, el becerisi, sabrı ve çalışkanlığı ile yanında çalıştığı ünlü
cerrahlardan hassas dikiş yapmayı öğrenir.
Sayısız
deney yaparak kan akışını düzeltecek olan arteriyel şant bağlantı tekniğini
geliştirir.
Bu
tekniği 1944 yılında, bir köpeğin kalbinde başarıyla uygular.
Peki
sonra ne olur dersiniz? (devamı 2/2’de)
Sevgiyle
kalın.
Belgin
ERYAVUZ
13.03.2026



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder