3 Mayıs 2026 Pazar

SESİNİ KAYBEDEN PERİ (2/2)

Rivayet odur ki, Echo'nun vücudundan arta kalan kemikler kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüşür.

Bu mitolojik hikayeden hareketle şimdi kendi içimize dönme zamanı.

Ya bizler?

Bizler de zaman zaman kendi sesimizi adeta kaybetmiş gibi sessizliğin görünmez perdesi arkasına mı saklanıyoruz yoksa?

Bir anlamda görünmez kalmak, kendi ihtiyaçlarını dile getirmekten çekinmek, verirken sorun yaşamadığı halde alırken zorlanmak.

Bu ve benzerlerini pek çoğumuz yapıyoruz aslında.

Ama farkında değiliz.

Psikolojide bu duruma ‘ekoist kişilik’ deniyor.

Ekoist kişilik, bireyin kendisini sürekli arka planda tutma eğilimi göstermesi ve başkalarının mutluluğunu ön planda tutarak kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmesi şeklinde tanımlanıyor.

Böyle insanlar kendi isteklerini dile getirmekten çekiniyor, hatta bazen bu isteklerin farkında bile olmuyor. Duygusal hassasiyet ve kırılganlıkları daha fazla olduğu için de sessiz kalmayı tercih ediyor.

Elbette hiçbir şey sebepsiz yere gelişmiyor.

Konunun uzmanlarına göre; çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimler, aşırı eleştiri, dışlanma, utanç, reddedilme duyguları ve toplumsal baskılar; ekoist kişilik davranışların temelini oluşturuyor.

Yapılan araştırmalar bu durumun son yıllarda daha fazla dikkat çektiğini doğruluyor.

Ancak işin kötü yanı, bu durum sadece ruhsal değil, bedensel sağlığı da fazlasıyla etkiliyor.

Çünkü artık biliyoruz ki beden sağlığımız ruh sağlığımızla beraber çalışıyor. Sürekli gergin ve endişe dolu ortamlarda bulunmak, hissedilen kaygı, stres ve gelecek korkusu ile bastırdığımız duygular; bedende farklı şekillerdeki sorunlarla ortaya çıkmaya başlıyor.

Bu nedenle öncelikle kendimizi sevmemiz, değerimizi bilmemiz, öz saygımızla isteklerimizin arkasında durabilmemiz, hayır yanıtını kullanmaktan çekinmememiz, duygusal sınırlar koymamız gerekiyor.

Unutmayalım ki bedenimizin ve ruhumuzun her şeyden çok kendi şefkatimize ve sevgimize ihtiyacı var.

Yeter ki yaşadığımız sorunları ve ihtiyaç duyduklarımızı fark edip onları net olarak çekinmeden ifade edelim.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

30.01.2026

Kaynaklar: https://typelish.com; https://fi.wikipedia.org; https://safaknakajima.com; https://www.sinerjipdr.com.

 

 

 

 

SESİNİ KAYBEDEN PERİ (1/2)

Yunan Mitolojisi'nden günümüze kadar gelen ve bilinen pek çok rivayet var.

İşte bunlardan bir tanesi de Sesini Kaybeden Peri.

Echo.

Hakkında farklı kaynaklara dayalı çok sayıda rivayet olduğu halde daha çok bir dağ perisi olarak biliniyor.

Güzel ses tonuyla hayli konuşkan ve neşeli bir peri.

Günlerden bir gün; mitolojisinin en güçlü ve önemli tanrısı Zeus tarafından, eşi Hera'yı oyalaması için görevlendirilir.

Zeus’un amacı eşinin olası kaçamaklarını yakalamaktır.

Echo, uzun ve güzel konuşmaları ile görevini layıkıyla yerine getirip dikkat dağıtır.

Ancak güzel Hera gerçeği öğrenir.

Hiç vakit kaybetmeden Echo’yu cezalandırır.

Ceza, konuşmayı çok seven Echo için hayli ağırdır.

Çünkü kendi sesini kaybeder.

Sadece başkalarının son sözlerini tekrar edebilir hâle gelir.

Bu ceza ile yaşamaya çalışan Echo, bir gün ormanda dolaşırken genç avcı Narcissus'u görür.

Narcissus yunan mitolojisinde; yakışıklılığından dolayı suda kendi yansımasına aşık bir karakter olarak; Echo’nun hayatına girer.

Güzeller güzeli Ekho ona aşıktır artık.

Bu nedenle ormanda gizlice onu takibe başlar.

Narcissus bir gün avlanmak için ormanda gezinirken, kendisini gizlice takip eden Echo'nun ayak seslerini duyar.

''Kim var orada'' diye seslenir.

Aldığı karşılık kendi son sözü olur.

Bu yanıta şaşıran Narcissus, bu defa ''Buraya gel'' diye seslenir.

Yanıt yine son kelimesi olarak geri döner.

Görünürde kimse olmadığı için, göremediği sesin sahibinin kendisinden korkup kaçtığını düşünür.

Bu düşünce ile ''Bu tarafa, bir araya gelmeliyiz'' diye seslenir.

Echo, bu çağrının aşkına bir karşılık olduğunu düşünür, son kelimeyi tekrar ederek sevinçle Narcissus'a doğru koşar.

Birden bire karşısında beliren Echo’ya çok şaşıran ve dehşete kapılan Narcissus bağırır.

Echo'yu reddederek ormanda gerisin geri kaçmaya başlar.

Aşkına karşılılık bulamayan Echo,  o kadar üzülür ki ormanın derinliklerinde bir mağaraya giderek kendisini oraya kapatır.

Aradan günler geçer.

Çektiği acı ve üzüntünün etkisiyle içine kapanır, güzelliğini yavaş yavaş kaybeder.

Bedeni güçsüzleşir ve nihayet yaşamı o mağarada son bulur. (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

30.01.2026

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...