9 Ocak 2026 Cuma

KORKUNÇ BİR AN (1/2)

Sanatla uğraşanlar her ne yapıyor olursa olsunlar; insani duygularını açıklamanın, dışa vurmanın, düşündürürken sorgulatmanın yollarını bir şekilde buluyor.

İşte bu duruma güzel örneklerden bir tanesi.

Bir tablo.

Dünya çapında ünlü.

Son derece çarpıcı.

Konusu başlığımızdaki gibi korkunç bir an.

Rus tarihinin en trajik olaylarından biri ölümsüzlüğe taşınmış adeta.

İsmi “Korkunç İvan ve Oğlu İvan, 16 Kasım 1581”

Sanatçı llya Yefimoviç Repin.

Rusya'nın önde gelen ressam ve heykeltıraşlarından.

Resmin 199,5 cm × 254 cm boyutlarındaki tuvali, Repin'in en büyük eserlerinden.

Rus ressam ve sanat eleştirmeni Ivan Kramskoi'ye göre tuval ‘otantik bir orkestra’.

‘Korkunç İvan’ lakaplı Rus Çarı IV. İvan’ın öfkesine yenik düşerek sebep olduğu korkunç bir trajedinin tam ortasında, donup kaldığı anı gösteriyor.

Baba ile oğluna yakından bakıldığında, babanın gözlerindeki dehşeti görmek mümkün. Ama bu dehşetin orta yerinde pişmanlık ve kaybetme korkusu da var.

Peki ya babasının kollarında k a n lar içinde yatan oğlu?

Sadece acı ve büyük bir hayal kırıklığı.

Ünlü ressam, 16 Kasım 1581 yılında yaşanan ve tüm Rusya’nın kaderini değiştiren bu gerçek olayı, fırça darbeleriyle tuvalinde adeta yeniden yaşatır.

Tüm bu yaşananlardan hareketle ortaya türlü rivayetler atılmış olsa da; ressam Repin, bu konuda Rus tarihçi Nikolay Karamzin'in anlatısını kullanmaya karar verir.

IV. İvan, Rus Çarlığı'nı kurarak, "Tüm Rusya'nın çarı" ünvanıyla 1547 yılından 1584'teki ölümüne kadar Rusya’yı yönetirken; gücü ve zalimliği ile tanınır.

Düşmanları arasında korku salan, gözü kara, dengesiz kişiliğe sahip Çar, adeta hayat karşı kızgın ve bir o kadar da öfkelidir.

Öfkesine yenik düştüğü anlarda en güvendiği adamlarını, kendi ailesini dahi cezalandırmaktan kaçınmaz.

Hal böyle olunca Çar ile oğlu arasındaki ilişkiler hep sürtüşmeli geçer.

Yine öylesi günlerden birinde; Çar, hamile gelini Yelena'yı o dönem adetlerine göre uygunsuz bir kıyafetle görür.

Öfkeyle gelininin üzerine yürür ve onu dövmeye başlar.

Eşinin çığlıklarını duyan Prens, yardım amacıyla olay yerine koşar ve babasının şiddetine tanık olur.

Böylesi bir duruma sessiz kalamaz ve eşini korumak adına babasına karşı çıkar.

Maalesef geçmişte, ilk ve ikinci eşine de babası tarafından şiddet uygulanmış ve bir bahane ile ikisi de manastıra kapatılmıştır.

Yaşanan bu tatsızlığın ertesi günü, Prens evlilikleri boyunca yaşadığı haksızlıkları babasıyla konuşmak için yanına gider. 

Kısa süre içinde konuşmanın tadı kaçmaya ve sesler yükselmeye başlar.

Baba ile oğul arasındaki tartışma giderek şiddetlenir.

Çar, oğlunun söylediklerini dinlemediği gibi, o sırada gündemdeki Livonya Savaşı ile ilgili olarak oğlunu itaatsizlikle suçlar.

Ardından öfkesi gözünü iyice karartır.

O anda elindeki asayı oğluna doğru kuvvetlice savurur.

Başına ölümcül bir darbe alan Prens, k a n lar içinde yere yığılır.

Oğlunun o halini gören Çar, ancak o zaman yaptığı korkunç hatayı fark eder.

Telaşla ve büyük bir pişmanlıkla oğlunu kucaklar.

Ama ne fayda.

Prens günlerce acı çeker. Aile fertleri bir mucize olması için gün boyu dua eder. Ancak veliaht Çar, birkaç gün sonra, 19 Kasım 1581 yılında hayata veda eder.

Gelin görün ki ailenin yaşadığı talihsizlikler bununla kalmaz. (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

03.09.2025

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...