18 Haziran 2010 Cuma

HAYAT ENERJİM BABAM





Seni düşündüğüm zamanlarda seninle ilgili pek çok şey geliyor aklıma; ama içlerinden en çok özlem duygusu ağır basıyor, sana olan sevgimin derecesini her defasında daha çok artıran ve içimi derinden derine titreten.

Yokluğunu o kadar çok hissediyorum ki babam… Yoğun işlerin, hiç bitmeyen seyahatlerin, toplantıların, gece gündüz süregelen koşturmaların içinde, ajandana aldığın onlarca not arasında ben nerelerdeyim hiç bilmiyorum. Zaman geçiyor, ben büyüyorum, bir okuldan diğerine başlıyorum, yakında tamamen mezun olacağım ama senin işlerin hiç bitmiyor.

Biliyorum beni çok seviyorsun, hatta canından bile fazla. Ama o özlemek yok mu? O çok koyuyor canım babam. Bunaldığım, sıkıldığım anlarımda senin hayat enerjine nasıl da ihtiyaç duyuyorum bir bilsen… Neşene, yaptığın şakalara, beni hala küçücük bir kız çocuğu gibi sevmelerine… Ama sen yoksun; işlerin, seyahatlerin seni benden, bizden alıp alıp götürüyor taa uzaklara.

Biliyor musun canım babam, babişkom, sen yanımda yokken ve ben sana deli gibi ihtiyaç duyarken içimden çok kızıyorum sana. O hiç bitmeyen işlerine. Ama seni görünce, sıcaklığını yanımda hissedince her şey bitiyor. Senin kokun hiç gitmesin istiyorum burun deliklerimden, sıcaklığın ise ellerimden.

Hayatımın içinde bir görünüp bir kayboluyorsun adeta. Biliyorum her şeyi benim için, bizim için yapıyorsun; bana daha güzel bir gelecek yaratmak adına. Çok yoruluyor, çok mücadele veriyorsun bana, bize hiçbir şey yansıtmadan. Her seyahat dönüşünde uykusuz gecelerine eklenen yol yorgunluğu ile gözlerin, o güzel deniz yeşili gözlerin kızarıyor, yanıyor biliyorum. Ama sen her şeye rağmen, yaşadığın tüm sıkıntılara, tüm olumsuzluklara rağmen her zaman gülümseyen yüzünle karşıma çıkıyorsun.

Ah… canım babam, babişkom,benim dünya şekerim, hiç bitmeyen hayat enerjim. Seninle her şey öyle güzel ve öyle özel ki… Yaptığımız uzak yakın seyahatler, paylaştığımız yemekler, izlediğimiz konserler, filmler; yaptığımız sıcacık sohbetler, gülmelerimiz, şakalaşmalarımız, İngilizce tartışmalarımız hatta hatta inatlaşmalarımız bile öyle tadına doyulmaz ki…

Senin öyle kocaman bir yüreğin var ki, ben bir isteyince sen her zaman daha çok verdin. Beni herkesten çok şımarttın. Şimdi düşünüyorum da öylesine derin bir sevgiyle kalbimi sardın ama benden öylesine uzakta kaldın ki şımarmaya vakit bile bulamadım. Her zaman sana olan sevgim özleminle taçlandı. Hasretin burun deliklerimi sızlattı.

Bu babalar gününde yine yoksun yanımda. Annem var her zaman elimi turan, bana destek veren, beni hiç yalnız bırakmayan. Ama sen yoksun!.. Ah… canım babam anneler babaların yerini tutmuyor ki.

Hastalandığım, bir adım dahi atacak gücü kendimde bulamadığım anlarımda sesini duymak bana nasıl iyi geliyor bir bilsen. Hele hele bir de aramızdaki kilometrelere inat saat gecenin kaçı olursa olsun atlayıp arabana yanıma geldiğinde gözlerinden gözlerime hayat enerjisi akıyor canım babam. Ben seninle güç buluyor, o zor anlarımda gülümsüyorum ya bunu nasıl unuturum?

Şimdi gelsen yanıma, sarsan beni sıcacık ellerinle, sarılsan sımsıkı bedenime ve sevgini hissetsem en derininden kokun benimle yeniden buluşurken. Daha küçücük bir kızken seni sadece yatağımda uykulu gözlerle görürken seyahat aralarında, pek anlamıyor muşum bu ayrılığı. Ama şimdi büyüdüm, özlemek ne yaman bir duyguymuş anladım. Daha çok yanımda olacağın, daha çok paylaşımlar yapacağımız bu zamanlarda varlığını hissetmem lazım. Babişkom benim senin sevgine, hayat enerjine olan ihtiyacımı anlaman lazım.

Sensiz susuz kalmış bir çiçek gibiyim adeta. Belki çiçekler gibi boynumu bükmüyorum, başım hep dik, ayaklarım her sağlam yere basmaya çalışıyorum ama içim isyanlarda. Hayat enerjimi, babamı deli gibi özlemekten, kokusuna, sıcaklığına, sesine hasret kalmaktan bitap.

Seni seviyorum hayat enerjim babam. Hem de çok seviyorum ve kollarım açık kavuşacağımız bir sonraki günü özlemle bekliyorum.

NOT: işleri hiç bitmeyen, çocuklarının büyümelerine tanık olamayan tüm babalara ithaf edilmiştir.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ
25.05.2010

3 yorum:

  1. canım arkadaşım bu yazı bana o kadar iyi geldiki tekrar tekrar okudum ve hüngür hüngür ağladım.insanın bazen ağlamayada çok ihtiyarcı vardır bilirsin,ortam uygunsa hele birde yalnız ve duyguluysan ayrı bir rahatlama....Çoook çook teşekkürler gene bütün duygularımı kaleme aldığın için seni çok çok seviyorum canım arkadaşım......AMA ONLAR HEP YANIMIZDA VE YÜREGİMİZDELER ÖYLE DEĞİLMİ....

    YanıtlayınSil
  2. HEYECANDAN ADIMI YAZMAYI UNUTTUM YUKARDAKİ YORUM BENİM

    MÜGE KURAL

    YanıtlayınSil
  3. BELGİN ABLA, NE KADAR İÇTEN VE SAMİMİ YAZMIŞSINIZ Kİ BEN BU YAZINIZA YAZACAK KELİME BULAMIYORUM. ÇOK DUYGU YÜKLÜ BİR YAZI..

    EVET BABA OLMAK YAŞAMDA.. BİZ BABALAR ÇALIŞMAKTAN ÇOCUKLARIMIZI ANCAK AKŞAMLARI GÖREBİLİYORUZ. BENİM ÇOCUK BANA BABA DEDİMİ BEN BİTİYOUM YA.... BABA OLMAK ÇOK FARKLI BİR DUYGU.. ÇOCUĞUM DOĞDUĞU ZAMAN İLK HASTANE DE GÖRDÜĞÜMDE DAYANAMAYIP AĞLADIM.. MUTLULUK GÖZYAŞLARIYDI...

    AMA SİZİN DE DEDİĞİNİZ GİBİ BAZI BABALAR VAR Kİ ONLAR ÇOCUKLARIN BÜYÜDÜĞÜNÜ BİLE GÖREMİYORLAR. ANCAK ÇOCUKLARIN RESİMLERİNİ GÖREBİLİYORLAR. İŞLER HERZAMAN OLUYOR VE SONU GELMİYOR.. ÇOCUKLAR İSE BABALAR GÜNÜNÜ YALNIZ KUTLUYOR. BABASI YANINDAYMIŞ GİBİ...

    AYRICA MÜGE HANIMA İÇTEN YORUMU İÇİN DE TEŞEKKÜR EDİYORUM...

    TÜM BABALARIN; ÇOCUKLARININ YANINDA OLMASI DİLEKLERİMLE,

    MURAT ARSLAN

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...