15 Şubat 2021 Pazartesi

BOŞ SANDAL

Bugün kıssadan hisse alma zamanı. Minicik bir öykü de olsa çıkaracağımız ders öyle güzel ki yazmadan, paylaşmadan geçemedim.

Günlerden bir gün bir Budist rahip tek başına kalmak, iç sesine kulak verip meditasyon yapmak ister.

Bunun için bir sandal kiralar.

Masmavi gölde bir kuğu misali süzülen sandalla en tenha yeri bulur. Ortam tam da istediği gibidir. Sessizliği bozmamak için kürekleri yavaşça bırakır.

Huzur içinde gözlerini kapatır.

Herkesten uzakta, gölün ortasındaki sessizlikte kendi iç sesi ne diyor beklemeye başlar.

Ne kadar zamandır orada olduğunu dert etmeden, tüm duygu ve düşüncelerinden uzaklaştığını hisseder. Rahatladığını, sessizliğin orta yerinde kalp sesine eşlik eden huzuru gerçekten bulduğuna inanır.

Fakat  o da nesi?

Birden bire kendisine çarpan bir sandalla sallanır.

İşte o anda yakaladığını sandığı o büyülü atmosfer bozulur.

İçinden yükselen kızgınlık ve öfkeyle gözlerini aralar; kendisine çarpan sandaldaki kendini bilmeze haddini bildirmesi gerektiği aklına gelen ilk düşünce olur.

Peki ne görür dersiniz?

Sadece boş bir sandal.

Belli ki sahilde bağlı olduğu yerden kurtulup, gölün ortalarına kadar kendiliğinden gelmiştir.

Dakikalar önce kazandığını sandığı sükunetinin yerinde yeller esen rahip, bir anda içini kaplayan olumsuz duygu ve düşüncelerinden dolayı utanır.


Yok ettiğini sandığı öfke, kin, kızgınlık gibi duygularının pusuda beklediğini; bir dış etkenin gelip dokunmasıyla anında gün yüzüne çıkabileceğini anlar.

O güzel tecrübeden sonra da ne zaman negatif duygularıyla yüzleşse BOŞ SANDALı hatırlar.

Öfkenin, kızgınlığın kendi içimizde olduğunu; bu duygularla baş etmeye çalışırken boş yere başkalarını suçlamamamız gerektiğini düşünür.

Gerçekten de her şey sadece kendi içimizde.

Karşımızdakiler sadece bizim aynamız.

Tebessümle ve sakinlikle yaklaştığımızda zarafet; öfke ve kızgınlıkla baktığımızda ise kalbimizi incitecek şeyler duymamız, yaşamamız an meselesi.

Budist rahip ve Vietnamlı mülteci Thich Nhat HANH; pek çok kitabında iç huzuru yakalamanın yollarını anlatıyor.

İşte bu öykü de onlardan bir tanesi.


Thích Nhất Hạnh, rahipliğinin yanında bir öğretmen, yazar, şair ve barış aktivisti olarak Güney Fransa'da bir manastırda yaşamını sürdürüyor. Dünya çapında konferanslar veriyor.

Onun deyimiyle her şeyi değiştirebiliriz.

Mutsuzluk kaynağı olan anlık öfkemizi bile.

Böylece boşa harcadığımız enerji bize daha faydalı olacak kanallarda yerini kolayca bulabiliyor.

Son sözü yine kendisine bırakalım.

‘’En iyi savaşçı, asla öfke duymayandır.’’

Ne dersiniz?

Bundan böyle anlık öfkemize yenik düşmeden önce ‘boş sandal’ı hatırlamak işimize yarar mı?

Gün gelip asla öfke duymayanlardan birisi olabilir miyiz?

Yanıtı hepimizin kalbinde saklı biliyorum.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

03.12.2020

Kaynaklar: https://www.sozkimin.com; http://www.pudra.com

 

 

 

 

3 yorum:

  1. Çok hoş bir hikaye, teşekkürler

    YanıtlayınSil
  2. Merhabalar.
    Yazınızın başında konuya öyle güzel yaklaştınız ve giriş yaptınız ki, okumamak ne mümkün! Büyük bir keyifle ve zevkle okuduğum bu hikayeyi aklımın bir köşesine kaydettim. Ben de öfkelendiğim zaman boş sandalı hatırlayacağım. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.
    AFFETMEK İNTİKAMDAN DAHA YÜCEDİR - ŞEFKAT ÖFKEDEN DAHA GÜÇLÜDÜR...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar ve teşekkürler Recep bey,
      Satırlarınızı okurken gülümsedim. İşte hayatta paylaşmanın en güzel yanı. Düşündürmesi, gülümsetmesi ve bir şekilde kalplere dokunması.
      Öfke kontrolü kolay değil, öyle zamanlar oluyor ki öfkeli halinde insan kendisini tanıyamıyor. Ama önemli olan farkında olup hemen durabilmek galiba. Ben henüz bu yoldayım))Umarım gün gelir tamamen başarırız hepimiz. Saygı ve selamla.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...