11 Temmuz 2011 Pazartesi

MEMNUNİYETSİZLİK VAR YA...


Genelde toplum olarak hemen hepimizde bir memnuniyetsizlik var. Bilmem siz de zaman zaman bunu fark ediyor musunuz?

Elimizdekilerle yetinmeme, hep daha fazlasını , daha iyisini isteme arzusu hemen her anımızı kapsıyor. Adeta yaşantımızı kuşatmış durumda.

Bunun alım gücüyle, para sıkıntısıyla falan da direkt ilgisi yok aslında. Çünkü istekler, arzular, o doğrultuda artıyor. Şükretmeyi unutup, elimizdekilerin kıymetini bilemeden yaşayıp gidiyoruz; tabiri yerindeyse bodoslama dalıyoruz yaşamın içine. Rastgele, sağa sola çarpa vura. Bu arada önce kendimizi, sonra da çevremizdeki pek çok kişiyi mutsuz ettiğimizin farkına dahi varamıyoruz.

Halbuki hepimiz bir çarkın zincirleri gibiyiz. Bir halkadaki aksaklık anında hepimizi etkiliyor. Asık suratlar, zoraki yapılan işler, teşekkür etmeyi aklımıza dahi getirmeden, karşımızdaki kişinin de insan olduğunu, duyguları bulunduğunu önemsemeden, onları yok sayarak yaşayıp gidiyoruz.


Memnuniyetsiz olanlar genelde eski mutsuzluklarını bugünlerine taşıyan; geçmişten kopamayan ve o nedenle içinde bulunduğu anın güzelliklerini fark edemeyen insanlar. Bir arkadaşım derin bir sohbetimiz arasında söylemişti bu sözleri. Düşününce hak verdim bende. Yoksa başka türlüsü olmazdı herhalde.


İşte yine bu noktada hayata bakış açımızın her zaman pozitif olabilmesi ve yaşadığımız anın güzelliklerini görebilmemiz için dünü hatıraları ile geçmişte bırakıp, bugünü yaşamanın ne denli önemli olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Çünkü yarına umutla bakabilmek, bugün mutlu olmak şükretmekle mümkün. Yoksa memnuniyetsizlik peşimizi hiç bırakmayacak. Dünün tozlu hatıraları bugünümüzün üstünü örterken, tebessüm etmeyi, şükretmeyi unutmuş; mutsuz, memnuniyetsiz bir insan olarak hayat ellerimizin arasından akıp gidecek.



Maalesef benim çevremde de böyle memnuniyetsiz insanlar var. Pek çok şeye sahip oldukları halde şükrettiklerini hiç görmedim neredeyse. Bir şey alırlar pişman olurlar. Başka renginde başka türlüsünde gözleri kalır. Bir yere giderler mutlu olmazlar. Hep en menfi, en olumsuz yanlarını görür; güzellikleri yok sayarlar. Daha önce dile getirdikleri, hayal ettikleri şeyleri elde etmiş olsalar bile ona da bir kulp bulurlar. Pek çok kişinin hayallerini süsleyen, sahip olmak için belki de yıllarca mücadele etmeleri gerekli pek çok şey ellerinin altındadır ama; gözleri hep daha yukarılarda ya da başkalarındadır.


Sevmiyorum ben memnuniyetsiz olmayı. Hayat çok kısa, her anı çok değerli. O nedenle elimizdekilerle mutlu olabilmek lazım. Hele hele arada sırada hayallerimiz gerçekleşiyorsa değmeyin keyfimize. Daha ne ister ki insan.  Sağlık ve huzur olduktan sonra mutluluk bizimle zaten. Bize sadece onu fark etmek kalıyor. Fark etmek ve yaşamın içindekilere tebessümle gülümsemek…

Siz siz olun dünü dünde bırakın. Bugünü, bu anı, şimdiyi yaşamaya çalışın. O zaman göreceksiniz ki yarın bugün olduğunda; dün olan bugünden yüzünüzde sadece tatlı bir tebessüm kalacak.


Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

28.06.2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...