6 Temmuz 2020 Pazartesi

İDAM EDİLEN İKİ FİL (1/2)


Yazarken insanlığımdan utandığım ve yumuşatarak sizlere aktarmak için çabaladığım anlardayım. Yapım gereği ruhumuzu zorlayacak, içimizi acıtacak konulara pek yer vermemeye çalışsam da gerçekler her şeyin üstünde. 

Bilmek gerekiyor yaşananları.

İri ve ağır cüsselerine rağmen atlar kadar hızlı koşabilen, arılardan korkan, dünyanın en büyük beynine sahip, bir o kadar da duygusal hayvanları onlar.

Filler.

Yazım bu özel hayvanlardan iki tanesi ile ilgili.

Sonları bizi insanlığımızdan utandıracak kadar dramatik ne yazık ki. Ve bu sonla aynı yazıya sığdıklarına bakmayın, bence tarih sayfalarına sığamamışlardır.

İlk filin ismi Mary.

Sirkiyle beraber seyahatler yapan Charlie Sparks’ın gözde oyuncusu.

Ağırlığı 4500 kilo.

Boyu 3,5 metre.

Lakabı “Büyük Mary”.

Sirk hayatına henüz 4 yaşındayken başlamış.

Çok yetenekli. Müzik aletleri çalabiliyor. Kocaman ve ağır bedenine rağmen başının üzerinde durma kabiliyetine sahip. Hatta kendisine atılan topları yakalayabiliyor.
Dolayısıyla ülke genelinde çok sevilen bir Asya fili.

Bakıcısıyla uyum içinde yaşamını sürdürmeye çalışan, verilen emirlere uyarak bolca alkış alan ve yaşamını sürdüren bir gösteri hayvanı.  

21 yaşına kadar sorunsuz geçen hayatı, 1916 yılının Eylül ayında maalesef tam tersi yönde gelişir.

O günlerde kendisine deneyimsiz bir bakıcı tayin edilir.  

Bir gün yeni bakıcısı tarafından su içmeye götürülür. Yol üstünde gördüğü karpuz kabuğunu yemek isteyen Mary, eğitim kancasıyla ve kırbaçla kendisine defalarca vuran bakıcısına sinirlenir. Çünkü daha önce sert bir tepkiyle hiç karşılaşmamıştır.

O kızgınlıkla ve hissettiği acıyla bakıcısını hortumuna sararak havaya kaldırıp birkaç defa yere çarpar. Ardından da dürtüsel intikam hareketiyle üstüne basarak ezer. Can havliyle yaptığı bu hareketin kendi sonunu hazırladığından habersizdir elbette.

Olayın geçtiği Erwin kasabasındaki mahkeme hemen devreye girer. Ve fili cinayet suçundan suçlu bulur.

Cezası idamdır.

Alınan kararı uygulamak için çareler aranırken; idam yeri olarak Erwin’den yaklaşık 40 km. uzaktaki Kinsport kasabası seçilir.

Gelin görün ki neredeyse 5 tonluk ağırlığı ile fili idam etmek o kadar da kolay değildir. İnsanlara uygulanan idam şeklinden farklı bir yol aranır.

Önce birkaç el ateş edilir. Ölmediği görülünce tren yolundaki 100 tonluk vincin kullanılmasına karar verilir.  

Ancak ilk deneme sırasında vincin zinciri kopar. Fil olanca ağırlığı ile yere çakılır. Maalesef kalçası ve bel kemikleri kırılan Mary’nin sesi meydanı inletir.

Bu durum karşısında yetkililer hemen kopan zincirin yerine daha güçlü olanını bulur. İdam ikinci kez tekrarlanır.

Acılar içinde haykıran Mary bir kez daha vincin zincirine bağlanır. Havaya çıkarılır ve tam 30 dakika ölmesi için beklenir.

Bu sefer işlem tamamdır. Fil idam edilmiş, suçlu cezasını hayatıyla ödemiş, içinde çocukların da bulunduğu tam 2500 kişi bu olaya şahitlik etmiştir.

Tarih sayfalarına insanlığın yüz karası olarak geçen bu olay ne yazık ki tek kalmaz. (devamı 2/2’de)

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

03.05.2020

2 yorum:

  1. Sirk işletmeciliği zaten başlı başına hayvanlara işkence iken, yıllarca sirkte çalıştırılmış bu hayvana yapılan içler acısı, hadiseler ne yazık ki günümüzde farklı zevkler için süregeliyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de katılıyorum. Oldum olası ne sirkleri sevebildim ne de hayvanat bahçelerini... Evet farklı hayvanları yakından görme şansı veriyor ama bedelleri çok ağır. Geçmişte yazdığım İNSANAT BAHÇELERİ gibi...

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...