4 Temmuz 2012 Çarşamba

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI (STK)


İnsanların gönüllü olarak ortak düşünceler etrafında bir araya gelmeleriyle oluşan Sivil Toplum Kuruluşları (STK); bireyin yalnızken yapabileceklerine kıyasla, çoğaldığı zaman yapabileceklerinin ne denli anlamlı ve güçlü olduğunun açık bir göstergesidir.

İlk çıkış yıllarında misyonları, halkın düşüncelerini ilgili kademelere aktaran bir temsilcilik şeklindedir.

Oluştuğundan bu yana pek çok anlam değişikliğine uğramış, değişik isimler verilmiştir. Ama ortak fikirlerin daha sağlam bir temele dayanarak savunulması, ses getirecek platformlara taşınması açısından önemini hep korumuştur.

Toplumun en küçük parçası olan bireyin, düşüncelerini daha dinamik ve kolayca ilgili yerlere iletmesi; aradaki diyalogların daha net açıklanması amacıyla çoğalarak ses vereceklerinden hareketle; STK ‘ların arada bir denge unsuru olduğu söylenebilir.

Tek başınıza sesinizi duyuramazken, bir araya geldiğinizde hem fikirlerin ortaya konup beyin fırtınasıyla yoğunlaşmasına zemin hazırlamış olursunuz hem de daha etkili ve kolay yoldan isteklerin iletilmesine aracılık edersiniz. Konuların gündeme taşınması, sahiplenmesi, yayın organlarının dikkatini çekmesi, halkın genel bir fikir sahibi olması açısından (desteklesin ya da desteklemesin) varlıkları oldukça önemlidir.

Toplumun ihtiyaç ve taleplerini karşılamada en etkili araçlardan birisi olan; geçen zaman içinde yapısı ve misyonu itibarı ile köklü bir yer edinen STK’ ların,  yönetenle yönetilen arasındaki ilişkilerdeki etkisi de göz ardı edilemez.

Toplumsal hayatın organize bir göstergesidir;  yeri geldiğinde hem ulusal hem de uluslar arası platformlarda seslerini duyururlar. Toplumdaki algılama gücü, nelerden etkilendiği, nelerle beslendiği, güçlü ve zayıf yanlarının ne olduğu; bireylerin şikayet ve talepleri yine bu yolla net olarak ortaya çıkar.

DOSTLUK, ARKADAŞLIK YAŞAMDIR. Ne kadar doğru bir söz ve ben tam bu noktada şunu eklemek isterim; dostlarla, arkadaşlarla paylaşılan her şeyde yaşamın en güzel renklerini görürken, en güzel tınılarını kulaklarımızda hissederiz. Ve yine Sinan Yağmur AŞKIN GÖZYAŞLARI isimli romanında şöyle  diyor:  ‘’Dostların, birlik sarayında kol kola yürümeye başlamadan önce muhabbet koridorunda buluşmaları gerektiğini biliyordum.’’

O koridor ki aradaki bağların oluşmasına zemin hazırlayan tüm sohbetlerin, sıcacık yürek seslerinin en gizli tanığıdır. Yaşamın tazelenen havasına uyum sağlayan beraberliklerdir. Yalnızlıktan kurtulmak, kendini önemsemek, yaşadığı güzelliklerde paylaşımın erdemiyle çoğalmaktır. Bir bütünün parçası olabilmenin en naif  ve sevgi dolu yoludur.

Tek başına belki bir hiçken ve sadece düşüncelerinizle baş başayken, hatta varlığınızdan kimse haberdar değilken; çoğalmaya başladığınızda etrafınızda oluşan o güzel hare ile her şey bambaşka bir anlam kazanmaya başlar. Hayatı sorgulamada, hayatın getirdiklerini daha kuvvetli karşılamada size görünmez bir destek olur.

Karşılıklı güven duygusuna dayanması  ve nitelikli olması iki temel özelliğidir aslında. Çünkü bunlar ne kadar kuvvetli olursa, STK’ların da yaptıkları o denli ses getirir ve kalıcı olur.

Ülkemizdeki STK lar; sayıca çok, ancak nitelik anlamında yeterli bir güçte değil maalesef. Yetersiz maddi birikim, geliştirilecek ve sistematik bir şekilde işlenecek projelerin olmaması, etkin bir iletişime geçilememesi, konuyu sahiplenip sonuna kadar arkasında duracak kuvvetli bir beyin kadrosunun eksikliği gibi etkenler başlıcaları. Aktif bireylerin oluşturduğu bir alan olmalı, her yenilik, her istek göz ardı edilmeksizin, önce beyin süzgecinden geçirilip sonra da belirli bir program doğrultusunda hayata geçirilmeye çalışılmalıdır. Yoksa sadece STK kurmak, bir iki kişiyi bu işe yönlendirmek; ama sonrasında arkasını boş bırakmakla böylesi gönül işleri yapılamaz, yapılmaya çalışılsa da verimli olmaz.

Sivil Toplum Kuruluşları sayesinde kapalı ve tutucu bir toplum olmaktan çıkılıp; daha açık, daha net olan, düşüncelerini serbestçe savunan, hakkını arayan bir toplumun önü açılmış olur.

Bir adım daha ileriye gitmek, o bir adımda arkada kocaman bir güven desteğinin olduğunu hissetmekle hedeflere daha kolay ulaşılır. Bu anlamda Sivil Toplum Kuruluşları (STK) önemlidir ve işlevleri açısından göz ardı edilmemelidir diyebiliriz.

Sevgiyle kalın.
Belgin ERYAVUZ

25.06.2012
NOT: bu yazım da bana yazılarıyla esin kaynağı olan Sn. CAHİT BÜYKKANBER'e sonsuz teşekkürlerimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...